HAZIRLIK SORUŞTURMASINDA
MÜDAFİİN HUKUKİ YARDIMDA BULUNMA
TEKNİĞİ
Av.Metin İRİZ*
metiniriz@istanbulbarosu.org.tr
Bu çalışma İstanbul Barosu CMUK Uygulama Servisi çalışmalarını değerlendirmek üzere hazırlanacak raporun bölüm başlıklarının belirlenmesiyle başladı.Amacımız,müdafilik hizmetinin barolar aracılığıyla verilmeye başlamasından sonra İstanbul Barosunun çalışmalarını gerek nicelik gerekse nitelik açısından değerlendirmek ve bu değerlendirmenin sonuçlarına göre hizmetin sunulması ile ilgili yeni politikalar geliştirmekti.
Raporumuzun bölüm başlıklarını, 2000 yılının Ağustos ayında British Council tarafından Foça’da yapılan “Avukatlık Becerileri” ile ilgili çalışmaya davet edildiğimde, bu seminer çalışması içerisinde kullanılmak üzere bir form haline dönüştürdüm. Bu eğitim çalışmasında sunulan, İngiliz avukatların meslek eğitimlerinde kullandıkları “Check List” çevirisi form üzerinde yeniden çalışmama yardımcı oldu.
Bu aşamalardan geçen metni, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde düzenlenen “Hukuk Fakültelerinde Klinik Eğitimi”konulu seminer programında yer alan “Müvekkil ile Görüşme Teknikleri”başlıklı derste tuttuğum notlardan yararlanarak bir kez daha gözden geçirdim.
Elinizdeki bu metin aynı zamanda, İstanbul Barosunun müdafilik görevini üstlenen avukatlara yönelik hazırladığı meslek içi eğitim çalışmaları içinde yürütülen pratik çalışmalar ve uzun dönem sorumluluk aldığım Beyoğlu CMUK Bölge toplantılarında meslektaşlarımızla yaptığımız bölge sorunları tartışmalarında oluşan birikimi yansıtmaktadır.
Bir yandan bilimsel çalışmalar öte yandan uygulamada edinilen deneyimin birleşmesi ile ortaya çıkan bu listenin gerek müdafilik hizmetinin sunulmasında gerekse eğitiminde kullanılması amacıyla hazırlandı.Bu nedenle de sadece prensiplere yer verilmekle yetinilmeyip, bunların dayanağı olan yasa metinleri de dip not olarak metne yerleştirdim.
Müdafilik hizmetinin organize edinilmesinde Barolara, hizmetin sunulmasında meslektaşlarımıza, eğitim programlarının yürütülmesinde eğitimcilere yardımcı olmasını diliyorum.
1.Sanığın adı ve soyadı
2.Karakol adı
3.Karakol ceraim numarası
4.Savcılık Bölgesi
5.Hazırlık Numarası
6.Mahkeme adı
7.Mahkeme esas numarası
1.Suçun işlendiği tarih
2.Suçun işlendiğini öğrenen kurum
savcılık polis jandarma diğer
3.Olayı öğrenen kurum nasıl öğrenmiş
resen ihbar şikayet diğer
1.Cinsiyeti
2.Yaşı[1]
3.Meslek
4.Aile durumu
5.Aylık Geliri
6.Sabıkası var mı
7.G.B.T.’si var mı
1.Hangi suçtan dolayı yakalandığını tespit ettiniz.
2.Yakalamanın dış şartı ne olduğunu tespit ettiniz mi.
3.Yakalanan kişi ile telefonla görüştünüz mü.[2]
1.Kendinizi kolluk[3] görevlisine tanıttınız mı.
2.Nezarethane defterini[4] incelediniz[5] mi
3.Yakalamayı[6] yapan memur ile görüştünüz mü
4.Yakalamanın hangi şartlarda yapıldığını memura sordunuz mu.
5.Kolluğa elinde mevcut olan delilleri sordunuz mu.
6.Kolluktan elindeki delilleri incelemeyi talep[7] ettiniz mi.
7.Kolluğa bu kişi hakkında ne gibi araştırma işlemi planlandığını sordunuz mu.
8.Sanığın olay hakkında herhangi bir şey anlatıp anlatmadığını sordunuz mu.
9.Kolluk görevlisi eğer sanık bazı şeyler söyledi dedi ise tutanağını istediniz mi.
10.Kolluğa Gözaltına[8] alma niyetinde mi/serbest bırakma niyetinde mi diye sordunuz mu.
11.Memur ile yaptığınız konuşma ile ilgili not tuttunuz mu,memur not tuttuğunuzu görsün
12.Kolluk görevlisi ile görüşürken başka bir bilgi elde ettiniz mi
13.Yakalamayı yapan memur dışında soruşturmayı yapan memur ayrımı var mı
14.Nezarethane sorumlusu[9] ayrı memur mu
A.YAKALAMA VE İŞLEMLER
1.Yakalama[11] yapılmış ise yakalamanın yapıldığı tarih ve saat[12]
2.Yakalamayı yapan kurum
3.Yakalamayı kim yapmış[13]
4.Yakalama emri var mı
a.Yakalamayı kolluk doğrudan doğruya[14] yapmış
b.Yakalama emrini savcı vermiş [15]
c.Yakalama emrini hakim[16] vermiş
5.Yakalama sebebi yazılı olarak bildirilmiş mi[17],[18]
6.Yakalamada makul kuşku var mı
7.Yakalama Cmuk m.127’ye uygun mu
a. Yakalama suçüstü[19] anında yapılmış
b. Kimlik tespiti amacıyla yakalama[20] yapılmış
c. Tutuklama koşullarından dolayı yakalama[21] yapılmış
8.Yakalamaya itiraz yapılmış mı[22]
9.Süre uzatma varsa itiraz yapılmış mı[23]
10.İtiraz üzerine verilen karar nedir.[24]
11.Polis yakalama yerine ikamet veya iş yeri terk etmemeyi yazılı olarak istemiş mi.[25]
12.Yakalamada üst araması yapılmış mı.[26]
13.Üst araması yapılmışsa tutanak verilmiş mi[27]
14.Yakalama ve uygulanan tedbir savcıya bildirilmiş mi.[28]
15.Yakalama anında hakları bildirilmiş mi[29]
a. Yakalama nedeni bildirilmiş mi
b. susma hakkı bildirilmiş mi
c. müdafiden yararlanma hakkı bildirilmiş mi
d. yakınlarına haber verme hakkı bildirilmiş mi. Bildirilmişse nasıl olmuş[30]
aa. Kendisi veya yanındaki kişi vasıtasıyla haber verme
bb. telefonla haber verme
cc. karakol vasıtasıyla yakınlarına haber verme
dd .bulunan yerle ilişki kurularak haber verme
ee. yabancı kişi ise konsolosluğa haber verme
ff. Haber verme sakınca yaratma nedeniyle yapılmamış
16.Yakalama tutanağı yakalanana verilmiş mi[31]
17.Şüpheli ve sanık hakları formu yakalanana verilmiş mi.
18.Yakalanan kişiye kelepçe takılmış mı[32]
19.Yakalama tutanağı yazılma zamanı,yer ve işleme katılanları ihtiva ediyor mu[33]
20.Yakalanan nezarethaneye[34],[35] konulmuş mu.[36]
a. Yakalanan nezarethane defterine kaydedilmiş mi[37]
b. Yakalanan nezarethanede bulunduğunda kaç kişi kalmışlar.[38]
c. Nezarethanede bulunanların ihtiyaçları giderilmiş mi
d. Yiyecek ve içecek ihtiyaçları karşılanmış mı
e. İhtiyaçların giderleri nasıl karşılanmış.
1.Yakalanan ne zaman doktor kontrolüne gönderilmiş(Tarih ve saati).[39]
2.Yakalama tarih ve saati
3.Yakalanan yer değiştirmiş ise doktor kontrolüne götürülmüş mü.
4.Gözaltı süresinin uzatılması halinde doktor kontrolüne götürülmüş mü.
5.Yakalananın serbest bırakılması halinde doktor kontrolüne götürülmüş mü.
6.Adli merciye sevk edilmiş ise doktor kontrolü yapılmış mı.
7.Ani rahatsızlık var ise doktor kontrolüne götürülmüş mü.
8.Doktor kontrolü ücretsiz yapılmış mı
9.Doktor raporuna itiraz yapılmış mı
10.Doktor kontrolü
a.adli tıp kurumu şube müdürlüğünde
b.resmi sağlık kurumunda
c.belediye sağlık kuruluşlarında
d.özel sağlık kuruluşlarında
e.adli tıp ihtisas kurulunda ,yapılmış
11.Doktor raporu dört nüsha halinde düzenlenmiş mi
12.Doktor raporu yakalanana verilmiş mi.
13.Doktor ile yakalanan yalnız kalmış mı.
1.Yakalama yapılmamışsa ifadeye davet var mı
2.İfadeye daveti hangi kurum yapmış
3.Davet yazılı mı yapılmış
4.Davet namede ihzar ihtarı var mı
5.İhzar kararı var mı[41]
6.İhzar müzekkeresi yazılmış mı
7.İhzar müzekkeresi sanığa verilmiş mi
1.Hazırlık Soruşturmasında arama yapılmış mı
2.Aramada makul şüphe var mı
3.Arama nerede yapılmış[44]
a.Üst Araması
b.Konutta
c.Eşyada(Oto vb)
ç.Özel Kağıtları
4.Aramada hakim[45] kararı var mı
5.Arama ne zaman[46] yapılmış
6.Arama ile yakalama arasında süre var mı
7.Gecikmesinde sakınca olan durumda yetkili merciin yazılı emri var mı.
8.Yetkili merciin emri ile arama yapılmışsa görevli hakim onayına sunulmuş mu
9.Arama yapılırken tanık[47] bulundurulmuş mu.
10.Aramada el konulan eşya var mı
1.Zaptetme işlemi yapılmış mı
2.El koyma işlemi nerede yapılmış
a.Üst Aramasında
b.Evde
c.Eşyada (Oto vb.)
ç.Özel kağıtların incelenmesinde
3.Neler zapt edilmiş
4.El koymada hakim[50] kararı var mı
5.Gecikmesinde sakınca [51] olan durumda yetkili merciin yazılı emri var mı
6.Yetkili mercii yasada tanınmış kişi mi.
7.Yetkili merciin emri görevli hakimin onayına sunulmuş mu.
8.El koymaya itiraz var mı
9.Zapt edilenlerin iadesi yapılmış mı.
10.Hakim zapt edilen eşyayı görmüş mü
1.Hazırlıkta teşhis yapılmış mı
2.Teşhis ne zaman yapılmış.
3.Teşhiste kaç kişi bulunmuş
4.Zaruret hali var mı
5.Teşhiste savcı var mı
6.Müdafii var mı
7.Kolluk teşhisten önce eşkal tarif tutanağı tutmuş mu.
1.Hazırlıkta yüzleştirme yapılmış mı
2.Yüzleştirme ne zaman yapılmış
3.Zaruret hali var mı
4.Yüzleştirmede savcı var mı
5.Yüzleştirmede müdafii var mı
1.Hazırlıkta yer gösterme yapılmış mı
2.Yer gösterme ne zaman yapılmış
3.İfadeden önce yapılmış mı
4.Zaruret hali var mı
5.Yer göstermede savcı var mı
6.Yer göstermede müdafii var mı
7.Yer göstermede medya[55] var mı.[56]
8.Yer gösterme tutanağında hakları hatırlatılmış mı.
9.Yer gösterme tutanağında suç isnadı var mı.
SANIKLA BAŞBAŞA GÖRÜŞÜRKEN DİKKAT EDECEĞİMİZ HUSUSLAR
1.Sanık ile görüşülen yerde özel görüşme odası var mı[58]
2.Sanığa kendinizi tanıttınız mı
3.Müdafi olma şeklini Anlattınız mı
4.Sanığa suçlandığı suçu söylediniz mi.
5.Sanığa Haklarını Hatırlattınız mı.
6.Bütün bu konuşmalar hakkında not tuttunuz mu.
7.Sanığa Olayı anlattırdınız mı.
a.Dikkatini dağıtmadan soru sorunuz.
b.Sanığı Dinlediğinizi belli ediniz
c.Olayın ayrıntılarını sorunuz.
d.Olayları kronolojik sıra ile not edin.
8.Sanığın Olayı tam olarak anlatıp anlatmadığını müdafii olarak değerlendiriniz mi.
9.Sanığa Olay hakkındaki polis hikayesini anlattınız mı.
10.Sanığa mahkum edilebilmesi için nelerin sabit olması gerektiğini anlattınız mı.
11.Sanığa Suçla İlgili Bilgi Verdiniz mi.
12.Sanığa Kanunu açıkladınız mı.
13.Sanığın Lehine Olan Hususları Hatırlattınız mı.
14.Ağırlaştırıcı Nedenleri Sorguladınız mı.(Aleyhine Delil Vermeme Hakkı)
15.İndirim Sebeplerini Ortaya Çıkarmak için soru yöneltiniz mi.
16.Lehine Olan Delilleri Ortaya Çıkarmak için soru yöneltiniz mi.
17.Sanığa Haklarını tekrar bildirdiniz mi.
18.Sanığın anlayacağı dili kullandınız mı.
19.İşkence ve Kötü Muamele yapılıp Yapılmadığının Sordunuz mu.
Ayrıntılı öykü aldınız mı.
20. Polis tarafından tehdit gördü mü
21.Yakalandığında Doktor Kontrolüne Götürülüp Götürülmediğinin Sordunuz mu.
22.Adli kontrollerde Doktor ile yakalanan yalnız kalmış mı.
23.İlk Gözaltına Alındığı Yerden Başka Yere Nakledilip Nakledilmediğini Sordunuz mu.
24.Olayı Daha Önce Kolluk Görevlilerine anlatıp anlatmadığını Sordunuz mu.
25.Ne Zaman Gözaltına Alındığını Sordunuz mu. Tarih ve Saati yazdınız mı.
26.Kendisine verilen tutanak örneklerini istediniz mi.
27.Bütün sorulara cevap vermesini tavsiye ettiniz mi veya bazı sorulara cevap vermesini
tavsiye ettiniz mi veya susma hakkını kullanmasını tavsiye ettiniz mi.
28.Şüphelinin eline yazılı ifade örneği hazırlayıp verebilirsiniz.(Olumsuzluklara Dikkat .)
29.Tavsiye ettiğiniz ifade verme şeklini (yazılı-sözlü ifade) gerekçesini sanığa anlattınız mı.
30.Sanığı ifadeye ruhen hazır olup olmadığını sordunuz mu.
31.Serbest iradesini tespit ettiniz mi.
32.Polis ifadesi esnasında nasıl davranması gerektiğini anlattınız mı.
33.Görüşmeden Sonra Yapacağınız İşlemler Hakkında Bilgi Verdiniz mi.
34.Görüşme Tutanağı düzenlediniz mi.
35.Görüşme Süresinin başlangıç ve bitiş saatini belirten bilgiyi tutanağa eklediniz mi.
1.İfade özgür iradeye dayalı mıdır.[59],[60]
a.Kötü davranılmış mı
b.İşkence yapılmış mı
c.Zorla ilaç verilmiş mi
d.Sanığın yorulmasına neden olunmuş mu.
e.Sanık aldatılmış mı
f.Bedensel cebir ve şiddet uygulanmış mı.
g.Kanuna aykırı menfaat vaadi yapılmış mı.
2.İşkence ve Kötü Muameleyi Öykülendiriniz.
1.Gözaltına alındığı tarih ve saati yazdınız mı
2.Gözaltı gerekçesi nedir.
3.Gözaltına alındığında getirildiği ilk yer neresidir.
4.Yer değiştirilmiş ise nereye götürülmüş. Ayrıntılı bilgi aldınız mı.
5.Gözaltında tutulduğu yerin boyutları hakkında bilgi aldınız mı.
6.Gözaltında tutulduğu yerin ışıklandırılması nasıl.
7.Gözaltında tutulduğu yerin ısınma koşulları nasıl.
8.Gözaltında tutulduğu yerin döşemeleri ve bulunan eşyalar nelerdir.
9.Gözaltında tutulduğu yerin temizliği nasıl.
10.Gözaltında tutulduğunda tuvalet ihtiyacı giderilmiş mi
11.Gözaltında tutulduğunda yiyecek ihtiyacı karşılanılmış mı.
12.Müdafi ile görüştürülmüş mü.
13.Bu esnada ziyaretçi ile görüştürülmüş mü
14.Görevlileri tanıyor mu. Ayrıntılı eşkal verebiliyor mu.
15.İfade alma/Sorgulama sürecini anlattırdınız mı.
Görevlilerle olan diyaloglarını aldınız mı.
16.Uygulanan işkence yöntemlerini uygulanan bölgeleri (Baş-Sırt-Ayak vb.)
ayrıntılı ve kronolojik olarak anlattırdınız mı.
17.İşkence sonrası kişide oluşan erken belirtiler nelerdir. Kendi ifadeler ile yazıldı mı.
18.Öykülendirme yazılı ise ifadeye ek olarak verilmiş mi.
1.Kimlik Tespiti
2.Haklarının Hatırlatılması
3.İfade veya Sorgu Aşaması
-Beyanın alınması
-Susma Hakkının Kullanılması
4.Müdafiin İfade veya Sorguya İlişkin Beyanları
5.Müdafiinin Yapılan Soruşturmaya İlişkin Değerlendirmesi
a.Lehine Olan Delillerin Bildirilmesi ve Toplanması
b.Hukuka Aykırılıkların İleri Sürülmesi
aa.1.Anayasa m. 36/1”Adil Yargılanma Hakkı”
2.Anayasa m. 38/6”Hukuka Aykırı Delillerin Kullanılmaması”
3.C.M.U.K. m. 135/A
4.C.M.U.K. m. 254/2
bb.BM İşkenceyi Önleme Sözleşmesi m.15
cc.TCK m. 486/Son “Hukuka Aykırı Delillerin Dosyadan Çıkartılması Talebi”
c.Soruşturmanın Değerlendirilmesi
6.Tutanağın İmzalanması veya İmzadan İmtina Edilmesi
7.Şerh Düşülerek İmzalanması
1.Sorulan sorular hakkında itirazda bulunma hakkınız var. Hakkınızı kullanamadıysanız
tutanak düzenlediniz mi.(Not tuttunuz.)
2.Bütün ifade almanın bir değerlendirmesini yaptınız mı. Neticede suçlamanın güçlenip
güçlenmediğini denetlediniz mi.
3.Hukuka aykırılıkları[62] tespit ettiniz mi. İfade tutanağına geçirtirdiniz mi.
1.İfade hangi kurumca alınmış
a.İfade[63] kollukça alınmış
b.İfade savcılıkça alınmış
c.Sorgu[64] hakimlikçe yapılmış.
2.İfade de hakları hatırlatılmış mı
a.Hakları tutanağa yazılı
b.Yakınlarına haber verilmiş
c.Susma hakkı hatırlatılmış
d.Müdafii tayin hakkı hatırlatılmış
e.Kendisine anlatılmamış
3.Şifahi sorgu yapılmış
4.İfade tutanağında işlemin yapıldığı yer,tarih ve saat
5.Hazır bulunanların kimlikleri var mı
6.İmzadan imtina var mı
7 İmzadan imtina varsa sebebi yazılı mı
1.Yakalanan veya şüpheli müdafii seçmiş mi
a.Müdafii kendisi seçmiş
b.Müdafii baroca atanmış
c.Müdafii kanuni temsilci tarafından seçilmiş
d.DGM görev alanına giren suçlardan dolayı müdafii tayini yapılmamış.
e.Yakalanan kişi veya sanık sağır veya dilsiz müdafi tayini yapılmış
f.Yakalanan kişi kendini savunamayacak derecede malul müdafii tayini yapılmış
2.Müdafii talebi hangi kurumca iletilmiş
a.Müdafii talebi kollukça iletilmiş
b.Müdafi talebi savcılıkça iletilmiş
c.Müdafii talebi sorgu hakimliğince iletilmiş
3.Yakalanan kişi müdafi ile görüşebilmiş mi.Nerede görüşme yapılmış.
a.Karakolda müdafi ile görüşme yapılmış
b.Savcılıkta müdafi ile görüşme yapılmış
c.Hakimlikte müdafi ile görüşme yapılmış
d.Müdafii ile görüştürülmemiş.
4.Müdafi ile görüşülen yerde özel görüşme odası var mı[66]
5.Yakalanan müdafi ile yazışma yapmış mı
6.Müdafii Evrak incelemiş mi
a.Evrak inceleme hakkı kısıtlanmış mı
b.Kollukta evrak inceleme yapılmış mı
c.Savcılıkta evrak inceleme yapılmış mı
d.Sorguda evrak inceleme yapılmış mı
7.Bir veya birden fazla müdafiin hukuki yardımından yararlanma hakkını kullanmış mı.
8.Sanık yakalandıktan kaç saat sonra müdafii ile temas kurmuş.
1.Fezlekeyi incelediniz mi
2.Doktor raporu alınmış mı
3.Evrakları tekrar incelediniz mi
4.Sanıkla tekrar görüştünüz mü
5.Savcılık aşamasında soruşturma dosyasına evrak eklenmiş mi,neler.
1.Tutuklama talebi neden yapılmış. Dosyayı tekrar incelediniz mi.
2.Yasal merasime uyulmuş mu.
3.Müdafi olarak beyanda bulunulmuş mu
4.Tutuklanma talebi hakkında beyanda bulunulmuş mu.
5.Hukuka aykırılıklar hakkında beyanda bulunulmuş mu.
6.Tutuklandıktan sonra tekrar görüştünüz mü.
1.Sanık tutuklanmış mı[70]
2.Tutuklama gerekçesi var mı.
a.Kuvvetli belirti
b.Kaçma şüphesi
c.Delillerin karartılması
d.Suçun üst sınırının yedi yıldan az hbc olması
e.Sanığın ikametgahının olmaması
f.Sanığın kim olduğunu ispat edememesi
g.altı aya kadar hbc olması
3.Tutuklama olmadan başka tedbire başvurma olanağı var mı[71]
4.Tutuklama duruşmasında savcı var mı[72]
5.Müdafi var mı[73]
6.Tutuklama müzekkeresi gerekçeli mi[74]
7.Tutuklama müzekkeresi sanığa tebliğ edilmiş mi.[75]
8.Tutuklamaya itiraz yapılmış mı.[76]
9.Tutuklandığı yakınlarına bildirilmiş mi.[77]
10.Kendisinin bildirmesine izin vermişler mi.
11.Giyabi tutuklu ise 24 saat içinde hakim huzuruna çıkarılmış mı.[78]
12.Tutuklanmış ise ne kadar süre tutukla kalmış[79],[80]
13.Tutukluluk incelemeler dosya üzerinden mi yapılmış[81]
14.Tutuklamanın devamında yakınlarına karar bildirilmiş mi.
1.Polis/Jandarma hakkında yapılan işlemler[82],[83]
a)Suç Duyurusu var mı
b)Disiplin Hukukuna ilişkin başvuru var mı(İl Soruşturma ve Hukuk Şube Müdürlüğü)
2.Savcı hakkında yapılan işlemler.
a)Suç Duyurusu var mı
b)(HSYK) Disiplin hukukuna ilişkin veya Başsavcıya başvuru var mı
3.Hakim hakkında yapılan işlemler.
a)Suç Duyurusu var mı
b) (HSYK )Disiplin başvurusu var mı
4.Avukat hakkında yapılan işlemler.
a. Suç duyurusu var mı
b. Baroya disiplin başvurusu var mı
5.Kalem Memurları hakkında yapılan işlemler.
a. Suç duyurusu var mı
b. Adalet Komisyonuna disiplin başvurusu var mı
6.Doktor hakkında yapılan işlemler.
a)Suç duyurusu var mı
b)Tabipler Odasına başvuru var mı
c)İl Sağlık Müdürlüğüne başvuru var mı
d)Adli Tıp Kurumu Başkanlığına başvuru var mı
7.Müdafiin Görevini yaparken karşılaştığı ve maruz kaldığı hukuka aykırılıklara ilişkin
(Müdafiin Mağdur olduğu hallerde)
a)Kollukta yapılan işlemler.
aa)Disiplin başvurusu var mı
bb)Suç duyurusu var mı
cc)Avukat Hakları Merkezine Bildirilmiş mi.
b)Savcılık Aşamasında yapılan işlemler.
aa)Disiplin başvurusu var mı
bb)Suç duyurusu var mı
c)Sorgu yada Hakimlik aşamasında yapılan işlemler.
aa)Disiplin başvurusu var mı
bb)Suç duyurusu var mı
1.Hazırlıkta karşılaşılan hukuka aykırılıklara ilişkin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine
başvuru var mı (Europen Court of Human Rights,Council of Europe,
F 67075,STRASBOURG CEDEX,FRANCE)
“Faks:00 33 388 41 27 62 - 00 33 388 41 27 30”
2 İHD’ye /TİHV’na başvuru var mı
3.Af Örgütüne başvuru var mı (Faks:00 44 207 95 61 157 –00 44 207 413 57 15 veya 56 76)
4.BM İşkenceyi Karşı Komitesine başvuru var mı (Faks:00 41 22 917 90 22)
5.Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesine başvuru var mı(Faks:00333 88 412 790-88 412 772)
6.TBMM İnsan Haklar Komisyonuna başvuru var mı
(Faks:0312 420 53 94,e-mail:inshkkom@tbmm.gov.tr)
7.İl/İlçe İnsan Hakları Kuruluna[84] başvuru var mı.
8.Başbakanlık İnsan Hakları Kurulu Başkanlığı’na başvuru var mı.
* :İstanbul Barosuna Kayıtlı Avukat
** : Bu Check List ile ilgili eleştiri ve önerilerinizi metiniriz@istanbulbarosu.org.tr’ye göndermenizi bekliyorum. Saygılarımla.
[1] Yakalama Yönetmeliği "Madde 18- Küçükler bakımından yakalama ve ifade alma yetkileri aşağıdaki
şekilde sınırlandırılmıştır.
a) Fiili işlediği zaman on bir yaşını bitirmemiş olanlar ile on beş yaşını bitirmemiş sağır ve dilsizlere ceza verilmesi Türk Ceza Kanunu ve Çocuk Mahkemelerinin Kuruluşu, Görev ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun ile yasaklandığından bu kişiler suç nedeni ile yakalanamaz. Ancak fiil, kanunen bir seneden fazla hapis cezasını veya daha ağır bir cezayı gerektiren bir cürüm ise kimlik ve suç tespiti amacı ile yakalama yapılabilir. Kimlik tespitinden hemen sonra küçük serbest bırakılır. Suç tespitinde küçük hiçbir suretle kullanılmaz. Tespit edilen kimlik ve suç, mahkeme başkanı tarafından tedbir kararı alınmasına esas olmak üzere derhal Cumhuriyet savcılığına bildirilir.
b) On bir yaşını bitirmiş, ancak on sekiz yaşını doldurmamış olanlar suç sebebi ile yakalanabilirler. Bu küçükler, yakınları ile müdafiye haber verilerek derhal Cumhuriyet savcılığına sevk edilirler; hazırlık soruşturması
Cumhuriyet Başsavcısı veya görevlendireceği Cumhuriyet savcısı tarafından bizzat yapılır ve aşağıdaki hükümlere göre yürütülür:
1) 3005 sayılı Meşhut Suçların Muhakeme Usulü Kanununun hükümleri uygulanmaz.
2) Küçüğün gözaltına alındığı ana-baba veya vasisine bildirilir.
3) Kendi talebi olmasa bile müdafiden yararlandırılır, ana-baba veya vasi müdafi seçebilir.
4) Müdafi hazır bulundurulmak şartı ile şüpheli küçüğün ifadesi alınır.
5) Kendisinin yararına aykırı olduğu saptanmadığı sürece ve kanuni bir
engel bulunmadığı durumlarda ana-babası veya vasisi ifade alınırken hazır bulunabilir.
6) Yetişkinlerden ayrı tutulur.
7) Çocuk Mahkemelerinin Kuruluşu, Görev ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunda yazılı suçlar büyüklerle beraber işlendiği takdirde hazırlık soruşturması sırasında küçüklerle ilgili evrak ayrılır, büyükler ve küçüklerin soruşturmaları ayrı ayrı yürütülür.
8) Küçüklerin kimlikleri ve eylemleri mutlaka gizli tutulur.
9) Suçun mağduru küçükse, bunlara karşı işlenen meşhur suçlarda, kovuşturulması suçtan zarar gören kimsenin şikayetine bağlı olan fiillerde şüphelinin yakalanması ve soruşturma yapılması için şikayete gerek yoktur.
10) Küçüklerle ilgili işlemler mümkün olduğu ölçüde sivil kıyafetli görevliler tarafından yerine getirilir. Küçüklere kelepçe takılamaz.
11) Sıfır on sekiz yaşları arasındaki küçükler için kovuşturma niteliği taşımayan, suç isnadı oluşturmayan her türlü araştırma yapılabilir; suçun iz, emare, eser ve delilleri tespit edilir, muhafaza altına alınır ve belgelenir, şüpheli hakkında bilgi toplanır ve geciktirilmemesi gereken her türlü acele işlemler yapılır."
[2] C.M.U.K. Madde 144 - (Değişik:18/11/1992-3842/20 md.)(Yakalanan veya Tutuklunun Müdafi ile Görüşmesi) ”Yakalanan veya tutuklu bulunan kişi vekaletname aranmaksızın müdafi ile her zaman ve konuşulanları başkalarının duyamayacağı bir ortamda görüşebilir.”
Yakalama Y. Madde 20-(Müdafi ile Görüşme)“Yakalanan kişi müdafi ile vekaletname aranmaksızın her zaman ve konuşulanları başkalarının duyamayacağı bir ortamda görüşebilir.
Soruşturmayı geciktirmemek kaydıyla ve yakalanan kişi isterse, vekaletname aranmaksızın ancak bir müdafi ifadede hazır bulunabilir.
Müdafi ile yazışmalar denetime tabi tutulamaz.
Devlet Güvenlik Mahkemelerinin görev alanına giren suçlarda ise yakalanan kişi ancak gözaltı süresinin hakim tarafından uzatılması halinde müdafi ile görüşebilir.”
[3] Kolluk kuvveti (Zabıta): Polis, jandarma, sahil güvenlik ve özel kolluk kuvvetlerini,ifade eder.
[4] Yakalama Y. Madde 12 – (Nezarete Alınanların Kaydına Ait Defter )“ Gözaltı işlemleri nezarete alınanların kaydına ait deftere yazılmak suretiyle tespit edilir. Denetime tabi olan bu defterde:
a) Kimlik bilgileri;
1)Adı ve soyadı,
2) Baba adı,
3) Cinsiyeti,
4) Doğum yeri ve tarihi,
5) Nüfusa kayıtlı olduğu yer,
6) Cilt, aile sıra ve kayıt numarası,
7) Yabancılar için pasaport numarası,
8) İkamet adresi, iş adresi ve telefon numaraları,
b) Gözaltına alınmasına esas bilgiler;
1) İsnat edilen suç, gözaltına alınma nedeni,
2) Suç yeri ve tarihi,
3) Kimin emri ile yakalandığı ve nezarete alındığı,
4) Haber verilen Cumhuriyet savcısının adı soyadı,
5) Cumhuriyet savcısına haber verildiği tarih ve saat,
6) Bilgi toplama işlem kısmı kaydı,
c) Giriş işlemleri;
1) Yakalamanın yeri, tarih ve saati,
2) Giriş tarihi ve saati,
3) Girişte alınan doktor raporunun verildiği makam, tarihi, sayısı ve özeti,
4) Üst aramasında teslim alınan malzemeler, teslim eden ve teslim alanın imzası,
5) Giriş işlemini yapan görevlinin adı soyadı, rütbesi ve imzası,
d) Sanık ile ilgili işlemler;
1) Haber verilen yakını,
2) Haber verilen diplomatik temsilciliğin adı ve telefon numarası,
3) Tercüman temin edilip edilmediği, tercümanın adı soyadı ve imzası,
4) Avukat istediği hakkındaki beyanı ve imzası,(beyan kendi el yazısı ile olacaktır.)
5) Avukat istemiş ise baronun adı veya kendi avukatının adı soyadı,
6) Gelen avukatın adı soyadı, sicil numarası, geliş saati ve imzası,
7) Süre uzatımına karar veren makam, kararının tarihi, sayısı ve uzatılan süre,
e) Çıkış işlemleri;
1) Çıkarıldığı tarih ve saat,
2) Çıkışta alınan doktor raporunun verildiği makam, raporun tarihi, sayısı ve özeti,
3) Sevk edildiği makam,
4) Sevk evrakının tarihi ve sayısı,
5) Teslim alan görevlinin adı soyadı ve imzası,
6) Kişinin kendisine teslim edilen malzemeler ve imzası,
7) Görevliye teslim edilen malzemeler ve imzası,
8) Geçici ayrılışlar,
9) İlan ve işlemler ve sonuç,
10) Çıkış işlemini yapan görevlinin adı soyadı, rütbesi ve imzası,
11) Kontrol eden amirin adı soyadı, rütbesi ve imzası,belirtilir.
Bu defterde, yukarıda belirtilen zorunlu bilgilerin dışında gerekli görülen diğer bilgilere de yer verilebilir.”
[5] C.M.U.K Madde 143 - (Değişik:18/11/1992-3842/19 md.) (Müdafiin dava evrakına tetkiki)
“Müdafi hazırlık evrakı ile dava dosyasının tamamını inceleme ve istediği evrakın bir suretini harçsız alma hakkına sahiptir.
Müdafinin hazırlık evrakını incelemesi veya hazırlık evrakından suret alması hazırlık soruşturmasının gayesini tehlikeye düşürebilecek ise Cumhuriyet Savcısının talebi üzerine sulh hakimi kararıyla hazırlık soruşturması sırasında bu hak kısıtlanabilir.
Yakalanan kişinin veya sanığın sorgusunu içeren tutanak ile bilirkişi raporları ve yakalanan kişi veya sanığın hazır bulunmaya yetkili olduğu diğer adli işlemlere ilişkin tutanaklar hakkında ikinci fıkra hükmü uygulanamaz.”
Yakalama Y. Madde 21-(Müdafiin Dava Evrakını İncelemesi)"Devlet Güvenlik Mahkemelerinin görev alanına giren suçlar hariç müdafi, hazırlık evrakı ile dava dosyasının tamamını incelemek ve istediği evrakın bir suretini harçsız almak hakkına sahiptir. Ancak bu hakkın kullanılması hazırlık soruşturmasının amacını tehlikeye düşürebilecek ise, sulh hakiminin kararı ile hazırlık soruşturması sırasında bu hak kısıtlanabilir. Bu husustaki karar Cumhuriyet Savcısının talebi üzerine verilebilir. Bununla beraber yakalanan kişinin veya şüphelinin ifadesini içeren tutanak ile bilirkişi raporları ve yakalanan kişinin veya şüphelinin hazır bulunmaya yetkili olduğu adli işlemlere ilişkin evrakın incelenmesinde bu hakkın kısıtlanmasına karar verilemez."
[6] Yakalama: Kamu güvenliğine, kamu düzenine veya kişinin vücut veya hayatına yönelik var olan bir tehlikenin giderilmesi için denetim altına alınması gereken veya suç işlediği yönünde hakkında kuvvetli iz, eser, emare ve delil bulunan kişinin gözaltına alma veya muhafaza altına alma işlemlerinden önce hakim kararı olmaksızın özgürlüğünün geçici olarak ve fiilen kısıtlanarak denetim altına alınmasını,ifade eder.
[7] C.M.U.K. Madde 143 - (Değişik:18/11/1992-3842/19 md.) (Müdafiin dava evrakına tetkiki)
“Müdafi hazırlık evrakı ile dava dosyasının tamamını inceleme ve istediği evrakın bir suretini harçsız alma hakkına sahiptir.
Müdafinin hazırlık evrakını incelemesi veya hazırlık evrakından suret alması hazırlık soruşturmasının gayesini tehlikeye düşürebilecek ise Cumhuriyet Savcısının talebi üzerine sulh hakimi kararıyla hazırlık soruşturması sırasında bu hak kısıtlanabilir.
Yakalanan kişinin veya sanığın sorgusunu içeren tutanak ile bilirkişi raporları ve yakalanan kişi veya sanığın hazır bulunmaya yetkili olduğu diğer adli işlemlere ilişkin tutanaklar hakkında ikinci fıkra hükmü uygulanamaz.”
Yakalama Y. (Müdafiin Dava Evrakını İncelemesi) "Devlet Güvenlik Mahkemelerinin görev alanına giren suçlar hariç müdafi, hazırlık evrakı ile dava dosyasının tamamını incelemek ve istediği evrakın bir suretini harçsız almak hakkına sahiptir. Ancak bu hakkın kullanılması hazırlık soruşturmasının amacını tehlikeye düşürebilecek ise, sulh hakiminin kararı ile hazırlık soruşturması sırasında bu hak kısıtlanabilir. Bu husustaki karar Cumhuriyet Savcısının talebi üzerine verilebilir. Bununla beraber yakalanan kişinin veya şüphelinin ifadesini içeren tutanak ile bilirkişi raporları ve yakalanan kişinin veya şüphelinin hazır bulunmaya yetkili olduğu adli işlemlere ilişkin evrakın incelenmesinde bu hakkın kısıtlanmasına karar verilemez."
[8] Gözaltına alma: Kanunun verdiği yetkiye göre yakalanan kişinin, hakkındaki işlemlerin tamamlanması amacıyla, adli mercilere teslimine veya serbest bırakılmasına kadar kanuni süre içerisinde sağlığına zarar vermeyecek şekilde özgürlüğünün geçici olarak kısıtlanıp alıkonulmasını,ifade eder
[9] Gözaltı ve nezarethane sorumlusu: Gözaltına veya muhafaza altına alınan kişilere haklarının okunmasını, kayıtların tutulmasını ve kanunlara uygun davranılmasını sağlamak amacıyla ilgili karakol komutanı/amiri veya büro amiri tarafından görevlendirilen personeli,ifade eder.
[10] C.M.U.K. Madde 143 - (Değişik:18/11/1992-3842/19 md.) (Müdafiin dava evrakına tetkiki)
“Müdafi hazırlık evrakı ile dava dosyasının tamamını inceleme ve istediği evrakın bir suretini harçsız alma hakkına sahiptir.
Müdafiinin hazırlık evrakını incelemesi veya hazırlık evrakından suret alması hazırlık soruşturmasının gayesini tehlikeye düşürebilecek ise Cumhuriyet Savcısının talebi üzerine sulh hakimi kararıyla hazırlık soruşturması sırasında bu hak kısıtlanabilir.
Yakalanan kişinin veya sanığın sorgusunu içeren tutanak ile bilirkişi raporları ve yakalanan kişi veya sanığın hazır bulunmaya yetkili olduğu diğer adli işlemlere ilişkin tutanaklar hakkında ikinci fıkra hükmü uygulanamaz.”
Yakalama Y. Madde 21- (Müdafin dava Evrakını İncelemesi) "Devlet Güvenlik Mahkemelerinin görev alanına giren suçlar hariç müdafi, hazırlık evrakı ile dava dosyasının tamamını incelemek ve istediği evrakın bir suretini harçsız almak hakkına sahiptir. Ancak bu hakkın kullanılması hazırlık soruşturmasının amacını tehlikeye düşürebilecek ise, sulh hakiminin kararı ile hazırlık soruşturması sırasında bu hak kısıtlanabilir. Bu husustaki karar Cumhuriyet Savcısının talebi üzerine verilebilir. Bununla beraber yakalanan kişinin veya şüphelinin ifadesini içeren tutanak ile bilirkişi raporları ve yakalanan kişinin veya şüphelinin hazır bulunmaya yetkili olduğu adli işlemlere ilişkin evrakın incelenmesinde bu hakkın kısıtlanmasına karar verilemez."
(ESKİ METİN)“Müdafi, hazırlık evrakı ile dava dosyasının tamamını incelemek ve istediği evrakın bir suretini harçsız almak hakkına sahiptir. Ancak bu hakkın kullanılması hazırlık soruşturmasının amacını tehlikeye düşürebilecek ise, sulh hakiminin kararı ile hazırlık soruşturması sırasında bu hak kısıtlanabilir. Bu husustaki karar Cumhuriyet savcısının talebi üzerine verilebilir. Bununla beraber yakalanan kişinin veya şüphelinin ifadesini içeren tutanak ile bilirkişi raporları ve yakalanan kişinin veya şüphelinin hazır bulunmaya yetkili olduğu adli işlemlere ilişkin evrakın incelenmesinde bu hakkın kısıtlanmasına karar verilemez."
[11] Yakalama: Kamu güvenliğine, kamu düzenine veya kişinin vücut veya hayatına yönelik var olan bir tehlikenin giderilmesi için denetim altına alınması gereken veya suç işlediği yönünde hakkında kuvvetli iz, eser, emare ve delil bulunan kişinin gözaltına alma veya muhafaza altına alma işlemlerinden önce hakim kararı olmaksızın özgürlüğünün geçici olarak ve fiilen kısıtlanarak denetim altına alınmasını,ifade eder.
Muhafaza altına alma: Kanunun yetki verdiği hallerde yetkili merci önüne çıkarılması gereken kişilerin ilgili kurumlara veya kişilere teslimine kadar sağlıklarına zarar vermeyecek şekilde ve zorunlu olduğu ölçüde özgürlüklerinin kısıtlanıp alıkonulmasını,ifade eder.
[12] Yakalama Y. Madde 12:.... c) Giriş işlemleri; 1) Yakalamanın yeri, tarih ve saati,
[13] CMUK Madde 127/1 - (Değişik: 8/6/1936 - 3006/1 md.)(Meşhut Cürümde Yakalama)” Meşhut cürüm sırasında rastlanan veya meşhut cürümden dolayı takip olunan şahsın firarı umulur veya hemen hüviyetini tayin mümkün olmazsa tutuklama müzekkeresi olmaksızın dahi o şahsı herkes muvakkaten yakalayabilir.”
[14] C.M.U.K. Madde 127/1-son . “Cumhuriyet Savcısı veya derhal amirlerine müracaat imkanı olmayan hallerde zabıta memurları tutuklama müzekkeresi kesilmesini müstelzim ve aynı zamanda tehirinde mazarrat umulan hususlarda sanığı muvakkaten yakalayabilirler.”
[15] C.M.U.K. Madde 154/1-son “Cumhuriyet Savcısının yazılı emri üzerine yakalanan kişiler, olayın sanık ve tanıkları, yapılan işleme ait evrak ile birlikte belirtilen gün, saat ve yerde zabıta kuvvetlerince hazır bulundurulur. “
[16] C.M.U.K Madde 158 - (Değişik: 21/5/1985 - 3206/34 md.)”Suçüstü hali ile gecikmesinde zarar umulan durumlarda sulh hakimi de tutuklama dahil bütün tahkik işlemlerini re'sen yapmak yetkisine sahiptir.
Zabıta makam ve memurları, sulh hakimi tarafından emredilen tedbirleri almak ve araştırmaları yerine getirmekle mükelleftir.”
[17] Yakalama Y. Madde 6/5 "Yakalama sırasında kişiye, suç ayrımı gözetilmeksizin yakalama sebebi ve hakkındaki iddialar ile susma ve müdafiden yararlanma hakları, herhalde yazılı ve bunun hemen mümkün olmaması halinde sözlü olarak derhal bildirilir."
"Yakalamadan ve yakalama süresinin uzatılmasına ilişkin emirden, yakalananın bir yakınına veya belirlediği bir kişiye Cumhuriyet Savcısının kararıyla gecikmeksizin haber verilir."
"Yakalanan kişiye yakalanmaya itiraz etme hakkı bulunduğu bildirilerek, bu hakkın nasıl kullanılacağı açıklanır."
(ESKİ METİN)“Yakalama sırasında kişiye, suç ayrımı gözetilmeksizin yakalanma nedeni,... hakları bildirilir. Yakalama sırasında kişinin yakalandığının yakınlarına derhal duyurulması, soruşturmanın kapsam ve konusunun açığa çıkması bakımından kesin bir sakınca doğmamasına bağlıdır.”
C.M.U.K. Madde 128/3 (4744 sayılı yasa ile getirilen değişiklik)” Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 128 inci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi madde metninden çıkarılmış ve üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.”
“Yakalamadan ve yakalama süresinin uzatılmasına ilişkin emirden yakalananın bir yakınına veya belirlediği bir kişiye, Cumhuriyet savcısının kararıyla gecikmeksizin haber verilir.”
P.V.S.K. Madde 13/5 ”Yakalanan kişilere yakalama sebebi herhalde yazılı ve bunun mümkün olmaması halinde sözlü olarak derhal;toplu suçlarda ise en geç bu kişiler hakim huzuruna çıkarılıncaya kadar bildirilir.”
[18] P.V.S.K. Madde 13 – (Değişik 4771/10/E) E) Polis Vazife ve Salâhiyet Kanununun 13 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
Madde 13. - Polis,
A) Suçüstü hâlinde veya gecikmesinde sakınca bulunan diğer hâllerde suç işlendiğine veya suça teşebbüs edildiğine dair haklarında kuvvetli iz, eser, emare veya delil bulunan şüphelileri,
B) Haklarında yetkili mercilerce verilen yakalama veya tutuklama kararı bulunanları,
C) Halkın rahatını bozacak veya rezalet çıkaracak derecede sarhoş olanları veya sarhoşluk hâlinde başkalarına saldıranları, yapılan uyarılara rağmen bu hareketlerine devam edenler ile başkalarına saldırmaya yeltenenleri ve kavga edenleri,
D) Usulüne aykırı şekilde ülkeye giren ya da haklarında sınır dışı etme veya geri verme kararı alınanları,
E) Polisin kanunlara uygun olarak aldığı tedbirlere karşı gelenleri, direnenleri ve görev yapmasını engelleyenleri,
F) Bir kurumda tedavi, eğitim ve ıslahı için kanunlarla ve bu Kanunun uygulanmasını gösteren tüzükte belirtilen esaslara uygun olarak alınan tedbirlerin yerine getirilmesi amacıyla, toplum için tehlike teşkil eden akıl hastası, uyuşturucu madde veya alkol bağımlısı serseri veya hastalık bulaştırabilecek kişileri,
G) Haklarında gözetim altında ıslahına veya yetkili merci önüne çıkarılmasına karar verilen küçükleri,
Yakalar ve gerekli kanunî işlemleri yapar.
Yakalanması belirli bir usule bağlanmış kişilerle ilgili kanun hükümleri saklıdır.
Yakalanan kişilerin kaçması veya saldırıda bulunmasının önlenmesi bakımından kişinin sağlığına zarar vermeyecek şekilde her türlü tedbir alınabilir.
Yakalanan kişilere, yakalama sebebi herhalde yazılı ve bunun mümkün olmaması hâlinde sözlü olarak derhal; toplu suçlarda ise en geç bu kişiler hâkim huzuruna çıkarılıncaya kadar bildirilir.
Kişinin yakalandığı, istediği kanunî yakınlarına derhal bildirilir.
Yakalananlardan,
A) Uyuşturucu madde kullanmış olanlar ile sarhoş olanların,
B) Zor kullanılarak yakalananların,
C) Haklarında suç soruşturması yapılacak olan şüpheli ve sanıkların,
Yakalanma anındaki sağlık durumları tabip raporuyla tespit edilir.
Yakalanan kişilerden suç işlediği şüphesi altında olanlar adlî mercilere sevk edilir. Haklarında ıslah veya tedavi tedbiri alınması gerekenler, ilgili kurum yetkilileri tarafından teslim alınır. Yakalama sebebi ortadan kalkanlar derhal serbest bırakılır.
(Eski Metin-Değişik: 16/6/1985 - 3233/4 md.)”Polis;
A) Haklarında yetkili mercilerce verilen yakalama ve tutuklama kararı bulunanları veya kanunda istenilen bir mükellefiyeti yerine getirmedikleri için yakalanması gerekenleri,
B) Uyuşturucu maddeleri alan, satan, bulunduran ve kullananları, halkın rahatını bozacak veya rezalet çıkaracak derecede sarhoş olanları veya sarhoşluk halinde başkalarına saldıranları,
C) Halkın huzur ve sükununu bozanlardan, yapılan uyarılara rağmen bu hareketlerine devam edenlerle, başkalarına saldırıya yeltenenleri ve kavga edenleri,
D) Bir kurumda tedavi, eğitim ve ıslahı için kanunlarla ve bu Kanunun uygulanmasını gösteren tüzükle belirtilen esaslara uygun olarak alınan tedbirlerin yerine getirilmesi amacıyla toplum için tehlike teşkil eden akıl hastası uyuşturucu madde veya alkol tutkunu, serseri veya hastalık bulaştırabilecek kişileri,
E) Haklarında gözetim altında ıslahına veya yetkili merci önüne çıkarılmasına karar verilen küçükleri,
F) Usulüne aykırı şekilde ülkeye girmek isteyen veya giren ya da hakkında sınır dışı etme veya geri verme kararı alınan kişileri,
G) Suçüstü halinde veya gecikmesinde mahzur bulunan diğer hallerde suç işlendiğine veya suça teşebbüs edildiğine dair haklarında kuvvetli iz ve delil bulunan sanıkları,
Yakalar ve gerekli kanuni işlemi yapar.”
P.V.S.K. Madde 17 – “Polisin: A) Kanun ve usul dairesinde verdiği emre itaatsizlik ve ittihaz eylediği tedbirlere riayetsizlik edenler;
B) Vazife yaparken polise mukavemette bulunan veya vazifesinden alıkoymak maksadiyle polise zorla karşı koyan ve yakalanmadıkları takdirde hareketlerinde devam etmeleri melhuz bulunan şahıslar;
(Değişik: 16/6/1985-3233/6 md.) Karakola götürülüp haklarında tanzim olunacak evrakla beraber adliyeye verilirler.
(Ek fıkralar: 19/2/1980-2261/1 md.)
Polis suç işlenmesini önlemek veya işlenmiş suçların faillerini ele geçirmek için kişilerden (KENDİNİN POLİS OLDUĞUNU BELİRLEYEN BELGEYİ GÖSTERDİKTEN SONRA) kimliğini sorabilir. Bu istem karşısında herkes nüfus hüviyet cüzdanı, pasaport veya resmi bir belgeyi göstererek kimliğini belirlemek zorundadır. (Ek: 16/6/1985-3233/6 md.) Kimliğini bir belge ile veya polisçe tanınmış kişilerin tanıklığı ile ispat edemeyenler ve gösterdikleri belgelerin doğruluğundan şüphe edilen kişiler, aranan kişilerden olup olmadıkları anlaşılıncaya veya gerçek kimliği ortaya çıkıncaya kadar yirmi dört saati geçmemek üzere polisçe gözaltına alınabilirler. Bu kişilere kimliğini ispatlamaları hususunda gerekli kolaylık gösterilir.
(Ek: 16/6/1985-3233/6 md.) Kimliği tespit edilemeyen veya nüfusa kayıtlı olmadığı anlaşılan ve nüfus idarelerine gönderilmesi gerekenlerin parmak izi veya fotoğrafları alındıktan sonra kimliklerinin tespiti veya nüfusa kayıtlarının temini için tüzükte gösterilen esas ve usullere göre işlem yapılır.”
Yakalama Y. Madde 5- (Yakalama, Gözaltına Alma ve Muhafaza Altına Alma Yetkisi )”Kolluk kuvveti:
a) Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 127 nci maddesinde ve diğer mevzuatta belirlenen;
1) Tutuklama müzekkeresi olmaksızın meşhut cürüm sırasında rastlanan veya meşhud cürümden dolayı takip olunan, firar etmesi ihtimali bulunan veya hüviyetinin tayini hemen mümkün olmayan kişileri,
2) Gecikmesinde sakınca bulunan ve Cumhuriyet savcısına veya derhal amirlerine müracaat imkanı olmayan hallerde, hakkında tutuklama müzekkeresi kesilmesi gereken kişileri veya suçüstü halinde veya gecikmesinde sakınca bulunan diğer hallerde suç işlendiğine veya suça teşebbüs edildiğine dair haklarında kuvvetli iz, eser,
emare ve delil bulunan şüphelileri,
3) Kolluk kuvvetinin kanun ve usul dairesinde verdiği emre itaatsizlik edenleri ve aldığı tedbirlere uymayanları,
4) Görev yaparken mukavemette bulunan veya görevinden alıkoymak maksadıyla kolluk kuvvetine zorla karşı koyan ve yakalanmadıkları taktirde hareketlerine devam etmeleri ihtimali bulunan kişileri,
5) Haklarında yetkili mercilerce verilen yakalama ve tutuklama kararı bulunanları veya kanunda istenilen bir mükellefiyeti yerine getirmedikleri için yakalanması gerekenleri,
6) Uyuşturucu maddeleri alan, satan, bulunduran veya kullananları,
7) Halkın rahatını bozacak veya rezalet çıkaracak derecede sarhoş olanları veya sarhoşluk halinde başkalarına saldıranları,
8) Halkın huzur ve sükununu bozanlardan, yapılan uyarılara rağmen bu hareketlerine devam edenlerle, başkalarına saldırıya yeltenenleri ve kavga edenleri,
b) Polis Vazife ve Salahiyet Kanununun 13 ve 17 nci maddelerinde belirlenen;
1) Bir kurumda tedavi, eğitim ve ıslahı için kanunlarla belirtilen esaslara uygun olarak, alınan tedbirlerin yerine getirilmesi amacıyla toplum için tehlike teşkil eden akıl hastası, uyuşturucu madde veya alkol tutkunu, serseri veya hastalık bulaştırabilecek kişileri,
2) Haklarında mahkemece çocuk bakım ve yetiştirme yurtlarına veya benzeri resmi veya özel kurumlara yerleştirilmesine veya yetkili merci önüne çıkarılmasına karar verilen küçükleri,
3) Usulüne aykırı şekilde ülkeye girmek isteyen veya giren veya hakkında sınır dışı etme veya geri verme kararı alınan kişileri,
4) Kimliğini bir belge ile veya kolluk kuvvetince tanınmış veya güvenilir kişilerin tanıklığı ile ispat edemeyenlerle gösterdikleri belgelerin doğruluğundan şüphe edilen kişileri, aranan kişilerden olup olmadıkları
anlaşılıncaya veya gerçek kimliği ortaya çıkıncaya kadar yirmi dört saati geçmemek üzere, yakalama, gözaltına alma veya muhafaza altına almaya yetkilidir.
Bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendinin 1 numaralı alt bendinde belirtilen hallerde yakalama işlemi kolluk kuvvetinin yanı sıra herkes tarafından yapılabilir.
Takibi şikayete bağlı olup, küçüklere veya beden veya akıl hastalığı veya
maluliyet veya güçsüzlüğü nedeniyle kendini idareden aciz bulunanlara karşı işlenen meşhud cürümlerde şüphelinin yakalanması şikayete bağlı değildir.”
[19]C.M.U.K.m.127/Son ”Henüz işlenmiş olan suç ile suçun işlenmesinden hemen sonra zabıta veya suçtan zarar gören şahıs yahut başkaları tarafından takib edilerek veya suçun pek az evvel işlendiğini gösteren eşya veya izlerle yakalanan kimsenin işlediği suç da meşhud suç sayılır.”
“Meşhud suç (suçüstü hali): İşlenmekte olan suçu veya henüz işlenmiş olan fiil ile fiilin işlenmesinden hemen sonra, kolluk kuvveti veya suçtan zarar gören kişi veya başkaları tarafından izlenerek yakalanan kişinin veya fiilin pek az önce işlendiğini gösteren eşya veya eser, iz veya emare veya delillerle yakalanan kimsenin işlediği suçu,”ifade eder.
[20] P.V.S.K. Madde 17/2 “Polis suç işlenmesini önlemek veya işlenmiş suçların faillerini ele geçirmek için kişilerden (KENDİNİN POLİS OLDUĞUNU BELİRLEYEN BELGEYİ GÖSTERDİKTEN SONRA) kimliğini sorabilir. Bu istem karşısında herkes nüfus hüviyet cüzdanı, pasaport veya resmi bir belgeyi göstererek kimliğini belirlemek zorundadır. (Ek: 16/6/1985-3233/6 md.) Kimliğini bir belge ile veya polisçe tanınmış kişilerin tanıklığı ile ispat edemeyenler ve gösterdikleri belgelerin doğruluğundan şüphe edilen kişiler, aranan kişilerden olup olmadıkları anlaşılıncaya veya gerçek kimliği ortaya çıkıncaya kadar yirmi dört saati geçmemek üzere polisçe gözaltına alınabilirler. Bu kişilere kimliğini ispatlamaları hususunda gerekli kolaylık gösterilir.”
C.M.U.K.Madde 127/1 - (Değişik: 8/6/1936 - 3006/1 md.) Meşhud cürüm sırasında rastlanan veya meşhud curümden dolayı takib olunan şahsın firarı umulur veya hemen hüviyetini tayin mümkün olmazsa tevkif müzekkeresi olmaksızın dahi o şahsı herkes muvakkaten yakalıyabilir
[21] C.M.U.K. Madde 127/1-Son “ Cumhuriyet Savcısı veya derhal amirlerine müracaat imkanı olmayan hallerde zabıta memurları tutuklama müzekkeresi kesilmesini müstelzim ve aynı zamanda tehirinde mazarrat umulan hususlarda sanığı muvakkaten yakalayabilirler.”
[22] C.M.U.K. Madde 128/4 “....yakalama işlemine karşı, yakalanan kişi veya müdafii veya kanuni mümessili veya birinci veya ikinci derecede kan hısımı veya eşi hemen serbest bırakılmayı sağlamak için sulh hakimine başvurabilirler...”
Yakalama Y. Madde 15- (Yakalama İşlemine Karşı Hakime Başvurma)”Devlet Güvenlik Mahkemesinin yetkisine giren suçlar dahil,yakalama işlemine veya gözaltı süresinin uzatılmasına ilişkin Cumhuriyet savcısının yazılı emrine karşı, hemen serbest bırakılmasını sağlamak için yakalanan kişinin dilekçesi yetkili hakime en seri şekilde ulaştırılır.”
[23] C.M.U.K. Madde 128 - (Değişik: 18/11/1992-3842/9 md.) (Değişik birinci cümle: 6/3/1997 - 4229/1 md.) “Yakalanan şahıs bırakılmazsa, yakalama yerine en yakın sulh hakimine gönderilmesi için zorunlu süre hariç yirmi dört saat içinde sulh hakiminin önüne çıkarılır ve sorguya çekilir. Yakalananın talebi halinde müdafi de sorguda hazır bulunabilir.
Üç veya daha fazla kişinin bir suça iştiraki suretiyle toplu olarak işlenen suçlarda, delillerin toplanmasındaki güçlük veya fail sayısının çokluğu ve benzeri nedenlerle Cumhuriyet Savcısı bu sürenin dört güne kadar uzatılmasına yazılı olarak emir verebilir.
Yakalamadan ve yakalama süresinin uzatılmasına ilişkin emirden yakalananın bir yakınına veya belirlediği bir kişiye, Cumhuriyet savcısının kararıyla gecikmeksizin haber verilir.
Yakalama süresinin uzatılmasına ilişkin Cumhuriyet Savcısının yazılı emrine veya yakalama işlemine karşı, yakalanan kişi veya müdafii veya kanuni mümessili veya birinci veya ikinci derecede kan hısımı veya eşi hemen serbest bırakılmayı sağlamak için sulh hakimine başvurabilirler. Sulh hakimi incelemeyi evrak üzerinde yaparak derhal ve nihayet yirmi dört saat dolmadan başvuruyu sonuçlandırır.Yakalamanın veya süre uzatmanın yerinde olduğu kanısına varırsa müracaatı reddeder veya yakalananın derhal soruşturma evrakı ile Cumhuriyet Savcılığında hazır bulundurulmasına karar verir.”
4709 sayılı kanunla anayasanın 19 maddesinde şu değişiklikler yapılmıştır.
MADDE 4.- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 19 uncu maddesinin beşinci fıkrasının ilk cümlesi, altıncı fıkrası ile son fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Yakalanan veya tutuklanan kişi, tutulma yerine en yakın mahkemeye gönderilmesi için gerekli süre hariç en geç kırksekiz saat ve toplu olarak işlenen suçlarda en çok dört gün içinde hakim önüne çıkarılır.
Kişinin yakalandığı veya tutuklandığı, yakınlarına derhal bildirilir.
Bu esaslar dışında bir işleme tabi tutulan kişilerin uğradıkları zarar, tazminat hukukunun genel prensiplerine göre, Devletçe ödenir.”
Yakalama Y. Madde 13-(Gözaltı Süresi) “Yakalanarak özgürlüğü fiilen kısıtlanan kişinin gözaltı süresi,bu kişinin yakalanması ile birlikte başlar.
Bir veya iki kişi tarafından işlenen suçlarda yakalanan kişi serbest bırakılmazsa en yakın hakime gönderilmesi için gerekli süre hariç en geç 24 saat içinde hakim önüne çıkarılır. Suç, Devlet Güvenlik Mahkemesinin görev alanına giriyorsa bu süre 48 saattir.”
Yakalama Y. Madde 14- (Gözaltı Süresinin Uzatılması) “Devlet Güvenlik Mahkemelerinin görev alanına giren suçlar da dahil olmak üzere toplu suç halinde, delillerin toplanmasında güçlük, fail sayısının çokluğu ve benzeri sebeplerle gözaltı süresini Cumhuriyet savcısı yazılı emir ile 4 güne kadar uzatabilir.Kimse, bu süreler geçtikten sonra hakim kararı olmaksızın hürriyetinden yoksun bırakılamaz."
"Devlet Güvenlik Mahkemelerinin görev alanına giren suçların olağanüstü hal ilan edilen bölgelerde işlenmesi durumunda, 4 günlük süre Cumhuriyet Savcısının talebi ve hakim kararı ile 7 güne kadar uzatılabilir. Hakim karar vermeden önce yakalanan kişiyi dinler."
[24] C.M.U.K. M.128/4 “... Yakalamanın veya süre uzatmanın yerinde olduğu kanısına varırsa müracaatı reddeder veya yakalananın derhal soruşturma evrakı ile Cumhuriyet Savcılığında hazır bulundurulmasına karar verir.”
[25] P.V.S.K. Ek Madde 3 - (Ek: 16/6/1985-3233/7 md.) “Polis, aşağıdaki hallerde gerekli görülen kişilerden;
A) Devletin bütünlüğü, genel güvenliği ve Anayasa düzeni ile kaçakçılık ve uyuşturucu maddelerle ilgili olarak yaptığı suç soruşturmaları sırasında ifadesine başvurulacak olanlara,
B) Vatandaşlık durumu ile bu Kanunun 17 nci maddesinde belirtilen kimlik tespiti yapılıncaya kadar,
Tespit edilmiş olan ikametgah veya iş adreslerinden ayrılmamalarını yazılı olarak isteyebilir.
Bunların, bulunabilecekleri yeni adreslerini bildirmeleri şartıyla o yerden ayrılmalarına mahallin en büyük mülki amirinin yazılı emriyle izin verilir.”
[26] Yakalama Y. (Üst veya Vücut Araması)-Madde 8- “Gözaltı birimine getirilen kişi hakkında aşağıdaki hükümler uygulanır: a)”Nezarethaneye konulmadan önce çok iyi bir şekilde aranır. Kadının üst veya vücudunun aranması bir kadın görevli veya bu amaçla görevlendirilecek diğer bir kadın tarafından yapılır."
b) Kendisine zarar verebilecek kemer, kravat, ip, kesici ve delici alet gibi nesnelerden arındırılır.
c) Üzerinden çıkan eşya ve paralar muhafaza altına alınır. Paraların nev'i, seri numaraları ve miktarı, eşyanın vasıfları ve markası belirtilerek bunlar emanete alınır; bir tutanak düzenlenir ve bu tutanağın bir sureti üstü aranan kişiye verilir.”
[27] P.V.S.K. Madde 13/3” Yakalanan kişilerin kaçması veya saldırıda bulunmasının önlenmesi bakımından kişinin sağlığına zarar vermeyecek şekilde her türlü tedbir alınabilir.”
Yakalama Y. Madde 6/3 “Yakalanan kişinin ilk olarak üst araması yapılır ve kendisine veya başkalarına zarar verebilecek silah gibi unsurlardan arındırılması sağlanır.”
[28] CMUK Madde 154/2(Değişik: 18/11/1992 - 3842/23 md.) “Bütün zabıta makam ve memurları, el koydukları olayları, yakalanan kişiler ile uygulanan tedbirleri Cumhuriyet Savcılıklarına derhal bildirmek ve Cumhuriyet Savcılığının adliyeye ilişkin işlerde bütün emirlerini yerine getirmekle yükümlüdürler. Cumhuriyet Savcıları emirleri yazılı olarak verir, acele hallerde sözlü emir de verebilir. Sözlü emir verildiği durumlarda Cumhuriyet Savcısı, vermiş olduğu emirden zabıta amirini de haberdar eder.”
Yakalama Y. Madde 6/2 “Doğrudan kolluk kuvveti tarafından yapılan yakalama halinde işlem,yakalanan kişi ve uygulanan tedbirler derhal Cumhuriyet savcısına bildirilir.”
[29]P.V.S.K. Madde 13/5 ”Yakalanan kişilere yakalama sebebi herhalde yazılı ve bunun mümkün olmaması halinde sözlü olarak derhal;toplu suçlarda ise en geç bu kişiler hakim huzuruna çıkarılıncaya kadar bildirilir.”
Yakalama Y. Madde 6/5 “Yakalama sırasında kişiye, suç ayrımı gözetilmeksizin yakalama sebebi ve hakkındaki iddialar ile susma ve müdafiden yararlanma hakları, herhalde yazılı ve bunun hemen mümkün olmaması halinde sözlü olarak derhal bildirilir."
"Yakalamadan ve yakalama süresinin uzatılmasına ilişkin emirden, yakalananın bir yakınına veya belirlediği bir kişiye Cumhuriyet Savcısının kararıyla gecikmeksizin haber verilir."
"Yakalanan kişiye yakalanmaya itiraz etme hakkı bulunduğu bildirilerek, bu hakkın nasıl kullanılacağı açıklanır.”
[30]CMUK m.128/3 “4774 sayılı yasa ile getirilen değişiklik.MADDE 7. - Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 128 inci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi madde metninden çıkarılmış ve üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Yakalamadan ve yakalama süresinin uzatılmasına ilişkin emirden yakalananın bir yakınına veya belirlediği bir kişiye, Cumhuriyet savcısının kararıyla gecikmeksizin haber verilir.”
Anayasa Madde 19/3 “Kişinin yakalandığı veya tutuklandığı, yakınlarına derhal bildirilir.
Yakalama Y. Madde 9 (Yakınlarına Haber Verme )”Yakalanan kişinin;a) Kendisi ile birlikte bir kişi varsa bu kişi vasıtasıyla,
b) Suçun işlendiği yerde ikamet ediyorsa ve haber vereceği yakının telefon numarasını biliyorsa telefon ile,
c) Haber vereceği yakının telefon numarasını bilmiyorsa bölge karakolu vasıtasıyla,
d) Konutu suç yeri dışında ise telefon ile veya kişinin adresinin bulunduğu yerle ilişki kurulmak suretiyle,
haber vermek istediği bir yakınına veya belirlediği bir kişiye gözaltına alındığı veya gözaltı süresinin uzatıldığı ile ilgili olarak Cumhuriyet Savcısının kararıyla haber verilmesi sağlanır."
Gözaltına alınan kişi yabancıysa, vatandaşı olduğu ülkenin büyükelçiliği veya konsolosluğuna haber verilir.
[31] Yakalama Y. Madde 6/6 “Yakalama işlemi bir tutanakla tespit edilir, bu tutanağın bir sureti yakalanan kişiye verilir. Bu kişiye ayrıca haklarının yazılı olarak bildirildiğini ve kendisi tarafından da bu hususun anlaşıldığını belirten Yönetmeliğe ekli "Şüpheli ve Sanık Hakları Formu" (Ek A) tanzim edilerek imzalı bir örneği verilir.”
[32] Yakalama Y. Madde 7- “Yakalanan kişinin direnmesi, saldırıya yeltenmesi veya saldırıda bulunması hallerinde kendisine kelepçe takılır.
Yakalanan kişinin kaçma ihtimali varsa kelepçe takılması kolluk kuvvetinin takdirine bağlıdır.”
P.V.S.K. Madde 13/3” Yakalanan kişilerin kaçması veya saldırıda bulunmasının önlenmesi bakımından kişinin sağlığına zarar vermeyecek şekilde her türlü tedbir alınabilir.”
[33] C.M.U.K. Madde 161/3 “Tutanak, işlemin yapıldığı yeri, zamanı ve işleme katılan veya ilgisi bulunan kimselerin isimlerini ihtiva eder.”
[34] Nezarethane: Şüpheli veya sanıkların haklarındaki işlemlerin tamamlanıp adli mercilere sevk edilinceye kadar bekletilmesi amacıyla yapılmış yerleri,ifade eder.
[35] Gözaltı birimi: Yakalanan kişinin hakkındaki işlemlerin tamamlanarak adli mercilere sevk edilmesine veya serbest bırakılmasına kadar, kanuni süre içerisinde onu gözaltında tutmakla yetkili ve görevli kolluk kuvveti birimlerini,ifade eder.
[36] Yakalama Y. Madde 11-“Üst araması yapılan kişinin nezarethaneye girişi, Yönetmeliğe ekli "Nezarethaneye Alınanların Kaydına Ait Defter"e (Ek-B) kaydedilerek sağlanır.
Nezarethane işlemlerinde;a) Aynı suçla ilgisi olanlar, birbirine hasım olanlar, erkek ve kadınlar bir araya konulmazlar, çocuklar yetişkinlerden ayrı tutulurlar.
b) Nezarethanede zaruri haller dışında beşten fazla kişi bir arada bulundurulmaz.
c) Tuvalet, temizlik gibi zorunlu ihtiyaçların giderilmesi görevli memurun gözetiminde sağlanır.
d) Yiyecek ve içecekler önceden kontrol edilir.
e) Gözaltına alınan kişi saldırgan bir tutum sergilemeye başladığı veya kendine zarar vermeye kalkıştığı taktirde önce sözle kontrol altına alınmaya çalışılır. Bu mümkün olmadığı takdirde, hareketini giderecek derecede kuvvet kullanılabilir. Ancak zaruri olmadıkça gerek kendisinin gerek başkasının hayatı, vücut bütünlüğü veya sağlığı tehlikeye girmedikçe kuvvet kullanılmaz.
f) Saldırgan tutum ve davranışları kontrol altına alınamayan kişiler tıbbi müdahalede bulunulması için sağlık kuruluşlarına gönderilirler.
g) Gözaltındaki kişinin beslenme, nakil, sağlığının korunması ve gerektiğinde tedavisi, yakalandığının yakınlarına haber verilmesi giderleri bütçe ödeneklerinden karşılanır.”
[37] Gözaltı ve nezarethane sorumlusu: Gözaltına veya muhafaza altına alınan kişilere haklarının okunmasını, kayıtların tutulmasını ve kanunlara uygun davranılmasını sağlamak amacıyla ilgili karakol komutanı/amiri veya büro amiri tarafından görevlendirilen personeli,ifade eder.
[38] Yakalama Y. Madde 24- (Nezarethane ve İfade Alma Odası)”Nezarethaneler en az 7 metrekare genişliğinde, 2,5 metre yüksekliğinde ve duvarlar arasında en az 2 metre mesafe olacak şekilde düzenlenir. Yeterli tabii ışıklandırma ve havalandırma imkanları sağlanır.
Nezarethanelerde zaruri haller dışında beşten fazla kişi bir arada gözaltında tutulmaz.
Nezarethanelerde gözaltına alınan kişilerin yatmaları ve oturmaları için yeteri kadar sabit ve dayanıklı oturma yerleri bulundurulur.
Mevsim şartları ve gözaltı yerlerinin maddi şartları da dikkate alınarak, geceyi gözaltında geçirecek şahıslar için yeterli miktarda battaniye ve yatak temin edilir.
Tuvalet, banyo ve temizlik ihtiyaçlarının giderilmesi için gerekli tedbirler alınır. Nezarethane girişine onaylanmış nezarethane talimatı asılır.
İç ve dış emniyeti sağlanmış, özel surette hazırlanmış, teknik donanımlı, bağımsız yerlerin ifade alma odası olarak kullanılmasına özen gösterilir.
Mevcut nezarethane ve ifade alma odalarının standartlara uygun hale getirilmesi bütçe imkanları
çerçevesinde sağlanır.”
[39]PVSK m. 13 “Yakalananlardan,
A) Uyuşturucu madde kullanmış olanlar ile sarhoş olanların,
B) Zor kullanılarak yakalananların,
C) Haklarında suç soruşturması yapılacak olan şüpheli ve sanıkların,
Yakalanma anındaki sağlık durumları tabip raporuyla tespit edilir.
Yakalanan kişilerden suç işlediği şüphesi altında olanlar adlî mercilere sevk edilir. Haklarında ıslah veya tedavi tedbiri alınması gerekenler, ilgili kurum yetkilileri tarafından teslim alınır. Yakalama sebebi ortadan kalkanlar derhal serbest bırakılır.
Yakalama Y. Madde 10- “Yakalanan kişinin gözaltına alınacak olması veya zor kullanılarak yakalanması hallerinde doktor kontrolünden geçirilerek yakalanma anındaki sağlık durumu belirlenir.
Gözaltına alınan kişinin herhangi bir nedenle yerinin değiştirilmesi,gözaltı süresinin uzatılması, serbest bırakılması ve adli mercilere sevk edilmesi işlemlerinden önce de sağlık durumunun doktor raporu ile tespiti sağlanır.
Gözaltı süresinde herhangi bir nedenle sağlık durumu bozulanlar ile sağlık durumundan şüphe edilenler derhal doktor muayenesinden geçirilir.
Devlet Güvenlik Mahkemelerinin görev alanına giren suçlarda, gözaltı süresinin uzatılması halinde, iki kontrol arasındaki sürenin 4 günü geçmemesi koşulu ile gözaltına alınan kişinin sağlık durumu doktor raporu ile tespit ettirilir.
Tıbbi muayene, kontrol ve tedavi, adli tıp kurumu veya resmi sağlık kuruluşları veya belediye tabiplerince ücretsiz yapılır. Doktor raporu dört nüsha halinde düzenlenir. Bu nüshalardan birisi gözaltı biriminde muhafaza
olunur, ikincisi sanık gözaltı biriminden çıkışında kendisine verilir,üçüncüsü soruşturma dosyasına eklenir, dördüncüsü ise sağlık kuruluşunda saklanır.
Doktor ile muayene edilen şahsın yalnız kalmaları, muayenenin doktor hasta ilişkisi çerçevesinde yapılması esastır. Ancak, doktor veya şüpheli, sanık ya da gözaltına alınan kişi, kişisel güvenlik endişesini ileri sürerek muayenenin kolluk kuvvetleri gözetiminde yapılmasını isteyebilir. Bu istek belgelendirilerek yerine getirilir."
[40] C.M.U.K. Madde 132 - (Değişik: 18/11/1992-3842/11 md.)”Kişi, ifade alınması veya sorgu için celpname ile davet olunur. Gelmezse zorla getirileceği celpnameye yazılabilir.”
C.M.U.K Madde 133 – “Hakkında tutuklama müzekkeresi kesilmesi için kafi sebepler bulunan sanığın ihzarı emredilebilir.
İhzar müzekkeresi, sanığın açıkça kim olduğunu ve şeklini ve kendisine atfedilen suçu ve zorla getirilmesi sebeplerini muhtevi olur.
İhzar müzekkeresinin bir sureti sanığa verilir.”
[41] C.M.U.K .Madde 134 - (Değişik: 5/3/1973 - 1696/20 md.)(İhzar olunan sanığın sorguya çekilmesi )”İhzar müzekkeresi ile çağrılan şahıs derhal, mümkün olmadığı takdirde yol süresi hariç en geç kırk sekiz saat içinde çağıran hakimin önüne götürülür ve sorguya çekilir. İhzar, getirme için muhik görülecek bir zamanda başlar ve hakim tarafından sorguya çekilmenin sonuna kadar devam eder.”
P.V.S.K. Madde 15 - Polis; yaptığı tahkikat esnasında ifadelerine müracaat lazım gelen kimseleri çağırır ve kendilerine lüzumu olan şeyleri sorar.
[42] 4709 sayılı kanunla anayasanın 20 maddesinde şu değişiklik yapılmıştır.
MADDE 5.- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 20 nci maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi yürürlükten kaldırılmış ve ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“ Milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlakın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak, usulüne göre verilmiş hakim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde ve kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; kimsenin üstü, özel kağıtları ve eşyası aranamaz ve bunlara el konulamaz.
Yetkili merciin kararı yirmidört saat içinde görevli hakimin onayına sunulur. Hakim, kararını el koymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, el koyma kendiliğinden kalkar.”
C.M.U.K. Madde 94 –(Sanığa,Şerikine ve Yatağına Ait Yerlerin ve Şeylerin Aranması)” Bir suç işlemek veya buna iştirak veyahut yataklık etmek şüphesi altında bulunan kimsenin evi ile ona ait sair mahallerde aranma yapılabileceği gibi gerek üzeri ve gerek eşyası dahi aranabilir.
Bu arama şüphe altında bulunan kimsenin yakalanması maksadıyle yapılabileceği gibi sübut delillerinin meydana çıkarılması umulan hallerde dahi yapılabilir.”
C.M.U.K. Madde 99 – (Aramaya maruz kalan kimseye verilecek varaka ve vesika)”Aramanın hitamında aramaya maruz kalan kimseye talebi üzerine aramanın 94 ve 95 inci maddelere uyan sebeplerini ve 94 üncü maddede gösterilen halde cezalandırılması maksut olan fiilin mahiyetini mübeyyin bir varaka verilir. Yine talebi üzerine zaptolunan veya emniyet altına alınan eşyanın müfredatını havi bir defter ve şayet şüpheyi dair bir şey elde edilmemiş ise bunu mübeyyin bir vesika verilir.”
C.M.U.K. Madde 100 –(Muvakkat Zabıt) “Arama neticesinde yapılmakta olan tahkikatla alakası bulunmıyan ve fakat diğer bir suçun işlendiği şüphesini uyandırabilecek olan eşya bulunursa bu eşya muvakkat olarak zaptolunur ve keyfiyet Cumhuriyet Savcılığına bildirilir. “
C.M.U.K. Madde 101 – (Zabıt defteri ve mühürlenmesi )”Tevdi veya zaptolunan eşyanın tam bir defteri yapılır ve karışmasının veya değişmesinin önü alınmak için bu eşya resmi mühürle mühürlenir veya bir işaret konulur.”
C.M.U.K. Madde 102 – (Kağıtların tetkik yetkisi)”Aramaya tabi olan kimsenin kağıtlarını tetkik yetkisi hakimindir. Diğer memurların elde edilen kağıtları tetkik edebilmeleri zilyedinın rızasına bağlıdır. Rızası olmazsa bu memurlar tetkikını lüzumlu addettikleri kağıtları mümkünse zilyedinin huzurunda bir zarfa koyarak ve resmi mühürle mühürleyerek hakime gönderirler.
Kağıtların zilyedi veya bunun mümessili kendi mühürünü dahi vaz'a mezundur. İlerde mühürün fekkine ve kağıtların tetkikına karar verildiği takdirde bu muamelenin icrasına hazır bulunmak üzere zilyedi veya mümessili mümkünse davet olunur. Hakim bir suça taallük eden kağıtları Cumhuriyet savcılığına tevdi eder.”
C.M.U.K. Madde 103 –( Mağdurdan alınan eşyanın iadesi )”Bir suçtan mağdur olan kimseden suç sebebiyle alınmış olan eşya tahkikatın neticesiyle beraber ve hatta daha evvel resen ve bu hususta ayrıca bir hükme hacet kalmaksızın mağdura geri verilir. Meğer üçüncü şahıslar tarafından buna itiraz edile.
Alakadar şahıslar haklarını hukuk davası ikamesi suretiyle alabilmek salahiyetini muhafaza ederler.”
[43] P.V.S.K. Madde 9 – (4771/10-B)
B) Polis Vazife ve Salâhiyet Kanununun 9 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
Madde 9. - Polis, millî güvenlik ve kamu düzeninin, genel sağlık ve genel ahlâkın veya başkalarının hak ve hürriyetlerinin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, taşınması veya bulundurulması yasak olan her türlü silâh, patlayıcı madde veya eşyanın tespiti amacıyla usulüne göre verilmiş hâkim kararı veya bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde mahallin en büyük mülkî amirinin vereceği yazılı emirle;
A) 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu kapsamına giren toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin yapıldığı yerde veya yakın çevresinde,
B) Özel hukuk tüzel kişileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları veya sendikaların genel kurul toplantılarının yapıldığı yerin yakın çevresinde,
C) Halkın topluca bulunduğu veya toplanabileceği yerlerde,
D) Öğretim ve eğitim özgürlüğünün sağlanması için her derecede öğretim ve eğitim kurumlarının ve 20 nci maddenin ikinci fıkrasının (A) bendindeki koşula uygun olarak girilecek üniversite, bağımsız fakülte veya bağlı kurumların içinde, bunların yakın çevreleri ile giriş ve çıkış yerlerinde,
E) Umumî veya umuma açık yerlerde veya öğrenci yurtlarında veya eklentilerinde,
F) Yerleşim yerlerinin giriş ve çıkışlarında,
G) Her türlü toplu taşıma veya seyreden taşıt araçlarında,
Suçun önlenmesi amacıyla kişilerin üstlerini, araçlarını, özel kâğıtlarını ve eşyasını arar; suç unsurlarına el koyar ve evrakı ile birlikte Cumhuriyet savcılığına tevdî eder.
Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu ile diğer kanunlara göre suç iz, eser, emare veya delillerinin tespiti veya faillerinin yakalanması amacıyla polis tarafından yapılacak aramalar için de usulüne göre verilmiş hâkim kararı veya bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, diğer kanunlarda yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmalıdır.
5680 sayılı Basın Kanunu kapsamına giren basılı eserlerin arama ve zaptı, genel hükümlere tâbidir.
( Eski Metin)”Polis: A) Askere, zabitlere ve zabıta memurlarına mahsus silahları, harp tüfeklerini ve namlusu 15 santimetreden uzun olan tabancaları;
B) İzinsiz taşınan her model çap ve büyüklükte silah ve tabancalarla dinamit, bomba ve bunlara benzer yakıcı, öldürücü maddeleri ve zehirli gazlarla bunlara ait alet ve malzemeyi ve barut ve sair ateş alıcı eczayı ve yasak olan silahlara ait fişekleri;
C) Üstünde bulundurduğu saldırma,kama bıçak ve sustalı çakıları,Amerikan yumruklarını, usturpa, matrakları, şişli bastonları ve buna benzer yaralayıcı aletleri;
D) Ammenin emniyeti için tehlikeli bir vasıta olarak kullanılması muhtemel her türlü eşyayı;
E) Serseri ve sabıkalılarda bulunan ve suç işlemeğe yarayan her türlü vasıtaları (Zabıta şüphe üzerine bu kabil eşhasın üzerini arayabilir);
F) Ahlak ve umumi terbiyeye uygun olmayan şarkı veya sözleri yahut amme emniyetini bozucu hitabeleri muhtevi bulunan gramofon plaklarını ve izinsiz gösterilen veya elde edilen filmleri ve bu kabil sair basma yazı ve resimleri; alır .Bunlardan suç mevzuu olanları evrakiyle Adliyeye ve diğerlerini ait olduğu makamlara verir.
(Ek fıkra: 26/6/1973-1775/2 md.; İptal: Anayasa Mahkemesinin 25/4/1974 tarihli ve E. 1973/41, K. 1974/13 sayılı Kararı ile)
(Ek fıkra: 19/2/1980 - 2261/1 md.): Polis, kamu düzenini ve anayasal hak ve özgürlükleri korumak bakımından zorunlu ve gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, il sınırları içinde valinin, ilçe sınırları içinde kaymakamın, somut olay ve gereksinimler için her seferinde yeniden vereceği emirle:
A) 171 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Hürriyeti Hakkında Kanun kapsamına giren toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin düzenini ve güvenliğini bozacak faaliyet ve davranışları önlemek üzere, toplantı veya yürüyüşlerin yapıldığı yerde veya yakın çevresinde;
B) Özel hukuk tüzel kişileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının ya da sendikaların genel kurul toplantılarının güvenliğini sağlamak üzere,toplantının yapıldığı yerde veya yakın çevresinde;
C) Can ve mal güvenliğinin ve seyahat özgürlüğünün sağlanması için, tren,otobüs, vapur, uçak, metro ve benzeri yerüstü ve yeraltı toplu taşıma araçları ile hava limanı, iskele, liman, gar, istasyon, otogar, otobüs terminalleri gibi halkın topluca bulunduğu veya spor gösteri veya yarışmaları gibi büyük halk topluluklarının birikebileceği yerlerde;
D) Öğretim ve eğitim özgürlüğünün sağlanması için her derecede öğretim ve eğitim kurumlarının ve kanunun 20/2 maddesindeki koşula uygun olarak girilecek üniversite, bağımsız fakülte veya bağlı kurumlarının içinde, bunların yakın çevrelerinde ve giriş çıkış yerlerinde;
E) Cana, ırza, mala veya tasarruf emniyetine tecavüz, sabotaj, adam kaçırmak veya rehin almak, silahlı gasp ve soygun, ateşli silahlar ve bıçaklarla bomba ve öteki patlayıcı, parlayıcı ve yakıcı maddelerle saldırıda bulunmak, uçak, tren, otobüs, vapur ve benzerleri öteki yerüstü ve yeraltı toplu taşıma araçlarını kaçırmak, zaptetmek veya yolcularını rehin tutmak suretiyle toplumda tedirginlik, korku ve dehşet meydana getirerek sırf kamu düzenini bozmağa ve milli güvenliği sarsarak Anayasa' da yer alan temel hak ve hürriyetleri, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü nitelikleri Anayasa' da belirlenen Cumhuriyeti tehlikeye düşürmeğe yönelik şiddet eylemlerine girişileceğini gösteren kesin belirtilerin elde edilmesi halinde, umumi ya da umuma açık yerlerde veya öğrenci yurtlarında veya eklentilerinde veya kentin ya da öteki yerleşme birimlerinin giriş ve çıkış yerlerinde veya ana caddelerinde seyreden taşıt araçlarında,
Yukarıdaki fıkranın A, B, C ve D bentlerinde sayılan alet ve eşyanın bulundurulup bulundurulmadığını saptamak ve bu fıkranın E bendinde sayılan eylemlerle ilgili kişileri ele geçirmek amacıyla, kişilerin üstlerini, araçlarını ve eşyasını arar, suç unsuru gördüklerine el koyar, evrakıyla birlikte adalete teslim
eder.
5680 sayılı Basın Kanunu kapsamına giren basılı eserlerin arama ve zabtı genel hükümlere göre olur.
Vali ve kaymakamın arama ve el koymaya ilişkin emri yazıyla verilir. İvedi durumlarda sözlü olarak verilen emir en kısa zamanda yazı ile doğrulanır.”
[44] C.M.U.K. Madde 95 -(Sanık ile şerikinden ve yatağından başka kimseler hakkındaki arama)”Yukarıdaki maddede yazılı kimselerden başkalarının gerek üzerlerinde ve gerek eviyle sair mahallerde arama, ancak sanığın yakalanması veya suçun izlerinin takibi veya muayyen bazı eşyanın zaptı maksadiyle yapılabilir.
Bu hallerde aramanın yapılması, aranılan şahsın veya takip edilen izlerin yahut zaptedilecek eşyanın aranılacak şahıs veya mahallerde bulunduğunu istidlal ettirebilecek vakıaların vücuduna bağlıdır.
Bu takyit, sanığın içinde tutulduğu veya takibi sırasında girdiği mahallerle emniyeti umumiye idaresinin nezareti altında bulunan bir şahsın oturduğu mahaller hakkında cari değildir.”
[45] C.M.U.K. Madde 97 -(Arama kararı yetkisi)” Aramaya karar vermek salahiyeti hakimindir. Ancak tehirinde
mazarrat umulan hallerde Cumhuriyet Savcıları ve savcıların muavini sıfatiyle emirlerini icraya memur olan zabıta memurları arama yapabilirler.
Hakim veya Cumhuriyet Savcısı hazır olmaksızın süknada veya iş görmeğe mahsus mahaller ile kapalı yerlerde aramada bulunabilmek için o mahal ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi bulundurulur.
Yukarıdaki fıkrada gösterilen takayyüt 96 ncı maddenin ikinci fıkrasında yazılı mahallere şamil değildir.
Harb gemileri dahil olmak üzere askeri hizmetlere mahsus yerlerde yapılacak zabıt muamelesi hakim veya Cumhuriyet savcısının talep ve iştirakiyle askeri makamlar tarafından derhal ifa olunur. Ancak askeri hizmetlere mahsus yerler ordu ile alakası olmıyan kimseler tarafından munhasıran işgal edildiği takdirde askeri makamların müdahalesine lüzum yoktur. “
[46] C.M.U.K. Madde 96 - (Gece yapılacak arama, gecenin tayini) “Meşhut cürüm ile tehirinde mazarrat görülen haller veya firar eden bir mevkuf veya mahpusun tekrar yakalanması hali müstesna olmak üzere meskende veya iş mahalleri ile sair kapalı yerlerde gece vakti aranma yapılmaz.
Bu takayyüt Emniyeti Umumiye İdaresinin hususi nezareti altında bulunan şahısların oturdukları yerlerle geceleyin herkesin girip çıkabileceği mahaller yahut mahkümların toplanma veya sığınma veya suç ile elde edilen eşyayı saklama mahalli veyahut gizli kumar yerleri veya umumhaneler gibi polisçe maruf olan yerler hakkında cari değildir.”
[47] C.M.U.K. Madde 98 -(Aramada kimlerin bulunabileceği) “Arama muamelesine tabi yerlerin sahibi veya eşyanın zilyedi aramada hazır bulunabilir. Kendisi bulunmazsa mümessili veya mümeyyiz hısımlarından biri yahut kendisiyle birlikte sakin olan bir kimse veya komşusu bulundurulur.
95 inci maddenin birinci fıkrasında gösterilen hallerde zilyed ve bulunmazsa yerine davet olunacak kimse muameleye başlamazdan evvel aramanın gayesinden haberdar edilir.
96 ncı maddenin ikinci fıkrasında yazılı yerlerin zilyedi hakkında bu hüküm tatbik olunmaz.”
[48] 4709 sk MADDE 6.- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 21 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“ Madde 21.- Kimsenin konutuna dokunulamaz. Milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlakın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak usulüne göre verilmiş hakim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; kimsenin konutuna girilemez, arama yapılamaz ve buradaki eşyaya el konulamaz.Yetkili merciin kararı yirmidört saat içinde görevli hakimin onayına sunulur. Hakim, kararını el koymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, el koyma kendiliğinden kalkar.”
[49] C.M.U.K. Madde 86 “ (Sübut vasıtalarından olan eşyanın muhafaza ve zaptı) Tahkikat için sübut vasıtalarından olmak üzere faydalı görülen yahut musadereye tabi olan eşya muhafaza veya başka bir suretle emniyet altına alınır.
Bu eşya bir şahsın yanında bulunur ve bu şahıs rızasiyle teslimden kaçınırsa zaptolunabilir.”
C.M.U.K. Madde 87 – (Talep vukuunda eşyayı vermeyenler hakkındaki muamele) “Yukardaki maddede yazılı bir eşyayı yanında bulunduran şahıs talep üzerine bu eşyayı göstermek ve teslim etmekle mükelleftir.
Kaçınma halinde bu eşyanın zilyedi hakkında 63 üncü maddenin cebre mütaallik hapis hükmü tatbik edilir.
Şehadetten çekinmeğe mezun olan şahıslar hakkında bu hüküm tatbik olunmaz.”
C.M.U.K. Madde 88 -(Teslim olunmıyacak vesikalar )”Resmi dairelerde saklı evrak ve sair vesikalar münderecatının
ifşası memleketin selametine zarar vereceği o dairenin en büyük amiri tarafından beyan edilirse bu evrak ve vesikaların gösterilmesi ve teslimi istenmez. Şu kadar ki bu beyan kafi görülmezse o dairenin mensup olduğu vekalete müracaat olunabilir.”
C.M.U.K. Madde 89 -(Zapt olunmıyacak mektuplar )”Maznun ile 47 ve 48 inci maddeler mucibince şahitlikten çekinme hakkı olan kimseler arasında teati olunan mektuplar bu kimseler yanında bulundukça ve bunlar tahkikatın mevzuu olan vakıalara iştirak etmiş olmak veya yataklık etmek şüphesi altında olmadıkça zaptedilemez.”
C.M.U.K. Madde 91 – (Sanığa gönderilen mektup, telgraf vesair mersulelerin zaptı)” Sanığa gönderilen mektuplar vesair mersule ve telgrafların posta ve telgrafhanede zaptı caizdir.
Sanık tarafından veya ona hitaben gönderildiği bazı hallerden anlaşılan ve tahkikat noktai nazarından münderecatının ehemmiyeti haiz olduğu tayin edilen mektuplar vesair mersule ve telgrafların dahi bu yerlerde zaptı caizdir.”
C.M.U.K. Madde 92 – (Mektup, telgraf vesair mersulelerin zaptı kararı) “Bundan evvelki maddede yazılı olan zabıt muamelesi ancak hakim tarafından yapılabilir.
Tehirinde mazarrat umulan ve munhasıran kabahatlere mütaallik bulunmıyan hallerde bu muamelenin icrasına Cumhuriyet Savcıları dahi yetkililidir.
Şukadar ki savcılar kendilerine verilen şeyleri ve bilhassa mektuplar vesair posta mersulelerini açmaksızın derhal hakime tevdi etmek mecburiyetindedirler.
Cumhuriyet Savcısı tarafından emrolunan zabıt muamelesi eşya henüz teslim edilmemiş olsa bile üç gün içinde hakim tarafından tasdik olunmadığı takdirde hükümsüzdür.
Cumhuriyet Savcısının verdiği emir üzerine yapılan, zabıt muamelesiyle mektup vesair posta mersulelerinin açılması hakkında karar itası 90 ıncı madde mucibince salahiyetli hakimindir.”
C.M.U.K Madde 93- (Tedbirlerin alakadarlara bildirilmesi) “Tahkikatın gayesine halel vermek ihtimali olmadıkça 91 ve 92 nci maddelere göre alınacak tedbirler alakadarlara bildirilir.
Açılmasına karar verilmemiş olan mektup ve mersuleler derhal alakadarlara teslim olunur. Açılıpta alıkonulması icabetmiyenler hakkında da bu yolda muamele edilir.
Alıkonulan bir mektubun tahkikat için gizli tutulmasında fayda görülmeyen kısımlarının sureti mürselünileyhe gönderilir.”
[50] C.M.U.K. Madde 90 - ( Zabıt kararı vermek Yetkisi) “Zapta karar vermek salahiyeti hakimindir. Ancak tehirinde mazarrat görülen hallerde Cumhuriyet Savcıları ve bunların muavini sıfatiyle emirlerini icraya memur olan zabıta memurları zabıt muamelesini yapabilirler.
Hakimin kararı olmaksızın yapılan zabıt muamelesinde alakadar şahıs veya bunun mümeyyiz olan hısımlarından biri hazır bulunmamış veya bunlardan biri hazır bulunupta zabıt muamelesine açıkça itiraz etmişse zabıt muamelesini yapan memur bunu üç gün zarfında hakime tasdik ettirmeğe mecburdur.
Kendi nezdinde zabıt muamelesi yapılan kimse her ne zaman isterse hakimden bu husus hakkında karar ittihazını isteyebilir.
Bu bapta karar vermek yetkisi kamu davası henüz açılmamış olan hallerde zabıt muamelesinin yapıldığı yerin sulh hakimine aittir.
Zabıt muamelesi kamu davasının açılmasından sonra Cumhuriyet savcıları veya zabıta memurları tarafından yapılmış olduğu halde davaya bakmakta olan hakim üç gün içinde bu muameleden haberdar edilir ve zaptedilen eşya emrine hazır bulundurulur.
Harb gemileri dahil olmak üzere askeri hizmetlere mahsus yerlerde yapılacak zabıt muamelesi hakim veya Cumhuriyet savcısının talep ve iştirakiyle askeri makamlar tarafından ifa olunur.
Ancak askeri hizmetlere mahsus yerler ordu ile alakası olmıyan kimseler tarafından munhasıran işgal edildiği takdirde askeri makamların müdahalesine lüzum yoktur.”
[51] Gecikmesinde sakınca bulunan hal: Derhal işlem yapılmadığı takdirde suçun iz, eser, emare ve delillerinin kaybolması veya şüphelinin kaçması veya kimliğinin saptanamaması ihtimalinin ortaya çıkması halini,ifade eder.
[52] C.M.UK. Madde 54/2 “Son tahkikatın açılmasına kadar, tehirinde mazarrat umulan veya hüviyetin tayinine taallük eden hallerden başkasında şahitler birbirleriyle ve maznun ile yüzleştirilemezler.”
[53] C.M.U.K. Madde .54/2 “Son tahkikatın açılmasına kadar, tehirinde mazarrat umulan veya hüviyetin tayinine taallük eden hallerden başkasında şahitler birbirleriyle ve maznun ile yüzleştirilemezler.”
[54] C.M.U.K. Madde 78 – “Keşif, hakim veya naibi veyahut istinabe olunan hakim ile tehirinde mazarrat umulan hallerde Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılır”.
[55] Basın Kanunu Madde 30 ”Ceza kovuşturmalarına ait talep ve iddianamelerle kararların ve diğer her türlü vesika ve evrakın aleni duruşmada okunmasından,hazırlık ve ilk soruşturmalarda takipsizlik veya yargılamanın meni, tatili veya düşmesi kararı verilmesinden önce yayınlanması yasaktır.”
[56] Yakalama Y. Madde 26- (Hazırlık Soruşturmasının Gizliliğinin Uygulanması )”Suçluluğu bir yargı hükmüne bağlanana kadar kişinin masumiyeti esastır ve hazırlık soruşturması gizlidir. Bu nedenle, soruşturma safhasında gözaltındaki bir kişinin "suçlu" olarak kamuoyuna duyurulmasına, basın önüne çıkartılmasına, yer gösterme gibi soruşturmaya ilişkin işlemlerin basın önünde veya iştirakiyle yapılmasına, kişilerin basınla sorulu cevaplı görüştürülmelerine, görüntülerinin alınmasına, teşhir edilmelerine sebebiyet verilmez ve soruşturma evrakı hiçbir şekilde yayımlanamaz.
Kolluk kuvveti faaliyetlerinin kamuoyuna duyurulması amacıyla, yakalanan kişilerin kimliklerini ihtiva etmeyen olay bilgileri, basın bildirisi şeklinde ve yetkili birimler tarafından kolluk kuvvetlerinin basına bilgi vermelerine ilişkin özel mevzuat hükümleri dikkate alınarak basın-yayın organlarına bildirilebilir.”
[57] C.M.U.K. Madde 144 -(Değişik:18/11/1992-3842/20 md.) (Yakalanan veya tutuklunun müdafi ile görüşmesi)
“Yakalanan veya tutuklu bulunan kişi vekaletname aranmaksızın müdafi ile her zaman ve konuşulanları başkalarının duyamayacağı bir ortamda görüşebilir. Bu kişilerin müdafi ile yazışmaları denetime tabi tutulamaz.
Yakalama Y. Madde 20-“ Yakalanan kişi müdafi ile vekaletname aranmaksızın her zaman ve konuşulanları başkalarının duyamayacağı bir ortamda görüşebilir.
Soruşturmayı geciktirmemek kaydıyla ve yakalanan kişi isterse, vekaletname aranmaksızın ancak bir müdafi ifadede hazır bulunabilir.
Müdafi ile yazışmalar denetime tabi tutulamaz.
Devlet Güvenlik Mahkemelerinin görev alanına giren suçlarda ise, yakalanan kişi, ancak Cumhuriyet Savcısı tarafından gözaltı süresinin uzatılmasına yazılı olarak emir verilmesinden sonra müdafii ile görüşebilir."
Her kolluk biriminde görüşme için uygun şartlara haiz görüşme yeri ayrılır."
[58] Av.K. Madde 50 – (. Baroya ve avukatlara ayrılacak yer )Her adalet dairesinde, bölgesinde bulunduğu baro için, her mahkeme salonunda ve icra dairesinde ise avukatlar için ihtiyaca yetecek nitelikte yer ayrılması zorunludur.
(Değişik: 02/05/2001 - 4667/34 md.) Ayrıca her cezaevinde ve kolluk biriminde mesleğin onuruna ve önemine uygun bir görüşme yeri ayrılır. Bu yerlerin bakım ve onarımı ilgisine göre Adalet ve İçişleri Bakanlıklarınca yaptırılır.
Özel görüşme odası yok ise sanık üzerindeki etkiyi düşünerek ilgili birimin en güzel odasını görüşme için tercih ediniz. Özel oda var ise kamera vb. yöntemlerle kontrol edilip edilmediğini denetleyiniz. Görevlilerin odaya ilgili ilgisiz girişlerini engelleyin. Bu girişin sanığa mesaj verme amacını taşıdığını unutmayınız. Görevliye bir şey sormak gerekiyorsa siz odanın dışına çıkıp sorunuz.
[59] C.M.U.K. Madde 135/a- (Ek:18/11/1992-3842/13 md.) (Yasak sorgu yöntemleri)” İfade verenin ve sanığın beyanı özgür iradesine dayanmalıdır. Bunu engelleyici nitelikte kötü davranma, işkence,zorla ilaç verme, yorma, aldatma, bedensel cebir ve şiddette bulunma, bazı araçlar uygulama gibi iradeyi bozan bedeni veya ruhi müdahaleler yapılamaz.
Kanuna aykırı bir menfaat vaat edilemez.
Yukarıdaki fıkralarda belirtilen yasak yöntemlerle elde edilen ifadeler rıza olsa dahi delil olarak değerlendirilemez.”
Yakalama Y.Madde 23 (İfade Almada Yasak Yöntemler)”İfade veren şüphelinin beyanları hür iradesine dayanmalıdır.
Yasak yöntemlerle elde edilen ifadeler, rızası olsa bile delil olarak değerlendirilemez. Bu nedenle gözaltındaki kişiye;
a) Özgür iradeyi engelleyici nitelikte kötü davranma, işkence, zorla ilaç verme, yorma, aldatma, bedensel cebir ve şiddette bulunma, bazı araçlar uygulama gibi iradeyi bozan bedeni veya ruhi müdahaleler yapılamaz.
b) Kanuna aykırı bir menfaat vaat edilemez.”
[60] B.M. İşkenceye ve Diğer Zalimane,İnsanlık Dışı veya Onur Kırıcı Muamele veya Cezaya Karşı Sözleşme Madde 15 (İşkence Altında Verilen İfade)”Her bir taraf devlet,işkence sonucu alındığı ortaya çıkan bir ifade,işkence yapmaktan sanık bir kimsenin aleyhine bu beyanın alındığına dair bir delil olarak kullanılması hariç,hiçbir yargılamada delil olarak ileri sürülmemesini sağlar.”
[61] İfadeye geçmeden önce sanıkla yaptığınız görüşmede sanığın anlattığı fakat size gösterilmeyen tutanaklar var ise görevlilerden isteyip inceleyin ve sonra ifadeye geçiniz.
C.M.U.K.Madde 135 - (Değişik: 18/11/1992-3842/12 md.) (İfade ve sorgunun tarzı)
“Zabıta amir ve memurları ile Cumhuriyet Savcısı tarafından ifade almada ve hakim tarafından sorguya çekilmede aşağıdaki hususlara uyulur:
1. İfade verenin veya sorguya çekilenin kimliği tesbit edilir. İfade veren veya sorguya çekilen kimliğe ilişkin soruları doğru olarak cevaplandırmak zorundadır.
2. Kendisine isnat edilen suç anlatılır.
3. Müdafi tayin hakkının bulunduğu, müdafi tayin edebilecek durumda değilse baro tarafından tayin edilecek bir müdafi talep edebileceği ve onun hukuki yardımından yararlanabileceği, isterse müdafiin soruşturmayı geciktirmemek kaydı ile ve vekaletname aranmaksızın ifade veya sorguda hazır bulunacağı bildirilir; yakınlarından istediğine yakalandığını duyurabileceği söylenir.
4. İsnad edilen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanuni hakkı olduğu söylenir.
5. Şüpheden kurtulması için somut delillerinin toplanmasını talep edebileceği hatırlatılır ve kendisi aleyhine var olan şüphe sebeplerini ortadan kaldırmak ve lehine olan hususları ileri sürmek imkanı verilir.
6. İfade verenin veya sorguya çekilenin şahsi halleri hakkında bilgi alınır.
7. İfade veya sorgu bir tutanakla tesbit edilir. Bu tutanakta;
a) İfade verme veya sorguya çekme işleminin yapıldığı yer ve tarih,
b) İfade verme veya sorguya çekme sırasında hazır bulunan kişilerin isim ve sıfatları ile ifade veren veya sorguya çekilen kişinin açık kimliği,
c) İfade vermenin veya sorgunun yapılmasında yukarıdaki işlemlerin yerine getirilip getirilmediği, bu işlemler yerine getirilmemiş ise sebepleri,
d) Tutanak içeriğinin ifede veren veya sorguya çekilen ile hazır olan müdafi tarafından okunduğu ve imzalarının alındığı,
e) İmzadan imtina halinde bunun nedenleri yer alır.”
Yakalama Y. Madde 22- “İfade, kolluk kuvveti amir ve memurları tarafından aşağıda belirtilen esas ve usuller çerçevesinde alınır:
a) İfade verenin kimliği tespit edilir. İfade veren kimliğine ilişkin soruları doğru olarak cevaplandırmak zorundadır.
b) Yakalama ve yakalama süresinin uzatılmasına ilişkin emirden, yakalananın bir yakınına veya belirlediği bir kişiye Cumhuriyet Savcısının kararıyla gecikmeksizin haber verildiği veya verileceği bildirilir.
c) Kendisine isnat edilen suç anlatılır. İsnat edilen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanuni hakkı olduğu hatırlatılır.
d) Müdafi tayin hakkının bulunduğu, müdafi tayin edebilecek durumda değilse baro tarafından kendisine müdafi tayin edilebileceği, arzu ederse müdafiin soruşturmayı geciktirmemek kaydıyla ifade alınırken yanında
bulunabileceği, bunun için vekalet vermesinin gerekmediği bildirilir.
e) Talep ederse, bir müdafi görevlendirilmesi için baroya haber verilir.Müdafiin gelmesi için makul bir süre beklenir, müdafi gelmezse bu husus tutanağa kaydedilerek ifade alma işlemine başlanır.
f) Kendisi aleyhine var olan şüphe sebeplerini ortadan kaldırmak ve lehine olan hususları ileri sürmek imkanı verilir.
g) Şüpheden kurtulması için somut delillerin toplanmasını talep edebileceği hatırlatılır.
h) Şahsi halleri hakkında bilgi alınır.
ı) İfade alma şüphelinin lehine olan delilleri açıklamasına engel olmayacak biçimde yürütülür.
i) İfade bir tutanakla tespit edilir.
j) İfade alınan yer, tarih, şüphelinin açık kimliği, bu işlem sırasında hazır bulunanların kimlikleri, görevleri, bu işlemler yapılırken yukarıdaki esaslara uyulup-uyulmadığı, uyulmamış ise sebepleri tutanağa geçirilir.
k) Tutanak, okunup anlaşıldıktan sonra hazır bulunanlarca imzalanır.İmzadan imtina eden varsa bunun sebepleri tutanakta belirtilir.
Müdafi sadece hukuki yardımda bulunabilir, şüphelinin ifadesi alınırken şüpheliye sorulan soruya doğrudan cevap veremez, onun yerini aldığı izlenimi veren herhangi bir müdahalede bulunamaz.Hukuki yardım maddi olayı karartabilecek müdahalelerin yapılması anlamına gelmez. Müdafi, şüpheliye bütün kanuni haklarını hatırlatabilir ve müdafiin her türlü müdahalesi tutanağa geçirilir.
Devlet Güvenlik Mahkemelerinin görevine giren suç nedeniyle ifadesi alınan kişiye birinci fıkranın (d) ve (e) bentleri uygulanmaz. Bu tür suçlarda ifade öncesinde kendisine isnat edilen suçun neden ibaret olduğu ifade verene bildirilir ve bu hususta cevap vermek isteyip istemediği sorulur.”
[62] C.M.U.K.Madde 254/2 “Soruşturma ve kovuşturma organlarının hukuka aykırı şekilde elde ettikleri deliller hükme esas alınamaz.”
[63] İfade alma: Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 135 inci maddesi hükümleri uyarınca, işlediğinden şüphe edilen fiil bildirilip, susma ve müdafiden yararlanma hakkı ile şüpheden kurtulması için somut delillerin toplanmasını isteyebileceği hatırlatılarak ve eldeki bilgi veya bulgulardan yararlanılarak, suç işlediği şüphesi altında bulunan kişilerin kolluk kuvveti tarafından dinlenmesini ve tutanağa geçirilmesini,ifade eder.
[64] Sorgu: Suç nedeni ile şüpheli veya sanığın ifadesinin hakim tarafından alınmasını,ifade eder.
[65] C.M.U.K. Madde 136- (Değişik:18/11/1992-3842/14 md.) (Yakalananın veya sanığın müdafi seçimi)
“Yakalanan kişi veya sanık, soruşturmanın her hal ve derecesinde bir veya birden fazla müdafiin yardımından faydalanabilir. Kanuni temsilcisi varsa o da yakalanana veya sanığa bir müdafi seçebilir.
Zabıta amir ve memurları tarafından yapılacak sorgulama işlemlerinde, ancak bir müdafi hazır bulunabilir. Cumhuriyet Savcılığı işlemlerinde bu sayı üçü geçemez.
Zabıtaca yapılan soruşturma da dahil olmak üzere, soruşturmanın her safhasında müdafiin, yakalanan kişi veya sanıkla görüşme, ifade alma veya sorgu süresince yanında olma ve hukuki yardımda bulunma hakkı engellenemez, kısıtlanamaz.”
C.M.U.K. Madde 138 - (Değişik:18/11/1992-3842/15 md.) (Baronun müdafi tayini)
“Yakalanan kişi veya sanık müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse talebi halinde baro tarafından kendisine bir müdafi tayin edilir. Yakalanan kişi veya sanık onsekiz yaşını bitirmemiş yahut sağır veya dilsiz veya kendisini savunamayacak derecede malul olur ve bir müdafi'de bulunmazsa talebi aranmaksızın kendisine müdafi tayin edilir.”
[66] Av.K. Madde 50 – (. Baroya ve avukatlara ayrılacak yer )Her adalet dairesinde, bölgesinde bulunduğu baro için, her mahkeme salonunda ve icra dairesinde ise avukatlar için ihtiyaca yetecek nitelikte yer ayrılması zorunludur.
(Değişik: 02/05/2001 - 4667/34 md.) Ayrıca her cezaevinde ve kolluk biriminde mesleğin onuruna ve önemine uygun bir görüşme yeri ayrılır. Bu yerlerin bakım ve onarımı ilgisine göre Adalet ve İçişleri Bakanlıklarınca yaptırılır.
[67] C.M.U.K. Madde 124 - (Değişik: 7/6/1937 - 3207/1 md.) (Tutuklama ve salıverme kararlarını vermek Yetkisi)
“Tutuklama ve kefaletle salıverme hakkındaki kararlar salahiyetli hakim tarafından verilir.
(İkinci fıkra Mülga: 5/3/1973 - 1696/17 md.)
Cumhuriyet Savcısı yetkili olan merciden sanığın tutuklanmasını isteyebilir. Bu merci,ret veya kabul hakkında bir karar vermeğe mecburdur.
(Değişik: 21/5/1985 - 3206/23 md.) Davanın açılmasından sonra acele hallerde mahkeme başkanı dahi aynı yetkiye sahiptir.”
[68] C.M.U.K. Madde 125 – (Sulh hakiminin tutuklama müzekkeresi kesmesi)” Sulh hakimi kamu davası açılmazdan evvel dahi tutuklama müzekkeresi kesilmesini haklı gösterecek sebep varsa Cumhuriyet Savcısının talebi üzerine veya tehirinde mazarrat umulan hallerde resen tutuklama müzekkeresi verebilir.
(Değişik: 21/5/1985 - 3206/24 md.) Bu tutuklama veya kefaletle salıvermeye karar vermek hakkı suçun işlendiği veya sanığın yakalandığı yer sulh hakiminindir. Ancak, fiili veya hukuki imkansızlık hallerinde yetkili hakimin mensubu olduğu ağır ceza merkezindeki sulh hakimi de yetkilidir.
106 ncıdan 123 üncüye kadar olan maddeler hükümleri bu hallerde de caridir.”
[69] C.M.U.K Madde 161 - (Değişik: 21/5/1985 - 3206/36 md.)”Sanığın sorgusu, tanık ve bilirkişinin dinlenmesi veya bir keşif ve muayene sırasında Cumhuriyet savcısı veya sulh hakiminin yanında bir zabıt katibi bulunur. Acele hallerde, yemin vermek şartıyla bir kimseye zabıt katipliği görevi yaptırılabilir.
Her tahkikat işlemi tutanakla tesbit olunur. Tutanak, Cumhuriyet savcısı veya sulh hakimi ile hazır bulunan zabıt katibi tarafından imza edilir.”
[70] C.M.U.K. Madde 104 - (Değişik : 18/11/1992 - 3842/4 md.) “Suçluluğu hakkında kuvvetli belirti bulunan kişiler aşağıdaki hallerde tutuklanabilir.
1 - Kaçma şüphesini uyandıracak vakıalar bulunması.
2 - Delillerin yok edilmesi, değiştirilmesi, gizlenmesi, şeriklerin uydurma beyana veya tanıkların yalan tanıklığa veya tanıklıktan kaçmaya sevk edildiğini,bilirkişilerin etki altına alınmasına çalışıldığını gösteren hal ve davranışların bulunması.
Soruşturma konusu olan suçun, kanunda öngörülen cezasının üst sınırı yedi yıldan az olmayan hürriyeti bağlayıcı cezayı gerektirmesi veya sanığın ikametgahı veya meskeninin bulunmaması veya kim olduğunu ispat edememesi durumunda yukarıda bir ve iki numaralı bentlerdeki haller var sayılabilir.
Altı aya kadar hürriyeti bağlayıcı cezayı gerektiren suçlarda sanık ancak, suçun toplumda infial uyandırması veya ikametgahı veya meskeninin bulunmaması veya kim olduğunu ispat edememesi halinde tutuklanabilir.”
[71] C.M.U.K.Madde 104/son “Soruşturma konusu fiilin önemi veya uygulanabilecek ceza veya emniyet tedbiri dikkate alındığında tutuklama haksızlığa sebep olabilecekse veya tutuklama yerine bir başka yargılama önlemi ile amaca ulaşılabilecek ise tutuklamaya karar verilemez.”
[72] C.M.U.K. Madde 106 - (Değişik:5/3/1973-1696/13 md),(Değişik : 18/11/1992 - 3842/5 md.)” Sanığın tutuklanmasına ancak hakim karar verir. Tutuklanması talep edilen sanık hazırsa karardan önce dinlenir, hazır bulunan sanık isterse sorgu sırasında vekaletname aranmaksızın müdafii de hazır bulunabilir ve karar verilmeden önce Cumhuriyet Savcısı ile hazır olan müdafi dinlenir. Sanık hazır değilse talebe ilişkin karar, yokluğunda ve evrak üzerinden verilir.”
[73] C.M.U.K Madde 106 - (Değişik:5/3/1973-1696/13 md.) (Değişik : 18/11/1992 - 3842/5 md.)” Sanığın tutuklanmasına ancak hakim karar verir. Tutuklanması talep edilen sanık hazırsa karardan önce dinlenir, hazır bulunan sanık isterse sorgu sırasında vekaletname aranmaksızın müdafii de hazır bulunabilir ve karar verilmeden önce Cumhuriyet Savcısı ile hazır olan müdafi dinlenir. Sanık hazır değilse talebe ilişkin karar, yokluğunda ve evrak üzerinden verilir.”
[74] C.M.U.K. Madde 106/2 (Değişik: 18/11/1992 - 3842/5 md.) “Tutuklama müzekkeresinde, sanığın mümkün olduğu kadar açıkça kim olduğu ve şekli ile kendisine isnad olunan fiil, fiilin gerçekleştiği zaman ve yer, fiilin kanunda hükme bağlandığı maddeler, suçun kanuni unsurları ve tutuklamanın sebebi belirtilir.”
[75] C.M.U.K. Madde 106/3 “Tutuklama müzekkeresinin sureti tutma anında tebliğ edilir. Bu mümkün olmadığı takdirde de, tutma sebepleri ve aleyhindeki isnat sanığa hemen yazılı olarak bildirilmekle beraber tevkifevine konulduğunun en geç ertesi günü kendisine tebliğ olunur. Tebliğ, tutuklama müzekkeresinin aslına, bir suretinin sanığa verildiği ve tarihi yazılmak ve sanığın yakalandığı gün gösterilmek ve altı sanık ile tebliğ yapan memur tarafından imzalanmak suretiyle olur ve bu asıl tevkifevi dosyasında saklanır.Bu muamelenin yapıldığı yazılı olan tutuklama müzekkeresinin diğer bir sureti dava dosyasına konur.”
[76] C.M.U.K. Madde 106/Son “Sanığa, tutuklama müzekkeresinin tebliğinde tutuklama kararına itiraz hakkı olduğu bildirilir.”
[77] C.M.U.K. Madde 107-(Değişik: 5/3/1973- 1696/14 md.)(Değişik 4744 sayılı kanun) (Sanığın tutuklanmasından kimlere haber verileceği) “Tutuklamadan ve tutuklamanın uzatılmasına ilişkin her karardan tutuklunun bir yakınına veya belirlediği bir kişiye, hâkimin kararıyla gecikmeksizin haber verilir.
Ayrıca, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürmemek kaydıyla, tutuklunun tutuklamayı bir yakınına veya belirlediği bir kişiye bizzat bildirmesine de izin verilir.
[78] C.M.U.K. Madde 108 - (Değişik: 5/3/1973 - 1696/15 md.) (Tutuklunun sorguya çekilmesi)
(Değişik birinci fıkra: 18/11/1992-3842/6 md.) “Sanık tutuklama müzekkeresi üzerine tutulduğunda derhal ve nihayet yirmi dört saat içinde yetkili hakim önüne çıkarılarak sorguya çekilir ve tutmanın devam edip etmeyeceği hakkında bir karar verilir.
(Değişik:18/11/1992-3842/6 md.) Sanığı en yakın hakim önüne getirmek için gerekli süre bu yirmi dört saatlik süreye dahil değildir.
Sanığa, sorgu sırasında aleyhindeki vaziyet ve hallerden haber verilir.
Sorguya çekme, sanığın kendi lehine meydana koyacağı delillere mani olmayacak tarzda cereyan etmelidir.
(Beşinci fıkra Mülga: 21/5/1985-3206/82 md.)
(Ek:18/11/1992-3842/6 md.) Bu Kanunun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile 229 uncu maddesindeki tutuklama sebepleri hariç sanığın sorgusu sırasında yalnız Cumhuriyet Savcısı ile müdafi hazır bulunabilir ve tutulmanın devam edip etmeyeceği hakkında bir karar verilmeden önce Cumhuriyet Savcısı ile hazır bulunan müdafi dinlenir.”
[79] C.M.U.K. Madde 110-(Mülga:21/5/1985-3206/82 md.; yeniden düzenleme:18/11/1992-3842/ 7 md.)” (Tutuklulukta geçecek süre) Hazırlık soruşturmasında tutukluluk süresi azami altı aydır. Kamu davasının açılması halinde bu süre hazırlık soruşturmasında tutuklukta geçen süre dahil iki yılı geçemez.
Soruşturmanın veya yargılamanın özel zorluğu veya geniş kapsamlı olması sebebiyle yukarıda belirtilen sürelerin sonunda kamu davası açılamamış veya hüküm tesis edilememiş ise, soruşturma konusu fiilin kanunda belirtilen cezasının alt sınırı yedi seneye kadar hürriyeti bağlayıcı cezayı gerektiren suçlarda tutuklama kararı kaldırılır. Yedi sene ve daha fazla hürriyeti bağlayıcı cezalar ile ölüm cezasını gerektiren suçlarda tutuklama sebebine, delillerin durumuna ve sanığın şahsi hallerine göre tutukluluk halinin devamına veya sona erdirilmesine veya uygun görülecek nakdi kefaleti vermesi şartıyla sanığın tahliyesine karar verilebilir.”
[80] C.M.U.K Madde 107 “Tutuklamadan ve tutuklamanın uzatılmasına ilişkin her karardan tutuklunun bir yakınına veya belirlediği bir kişiye, hâkimin kararıyla gecikmeksizin haber verilir.
Ayrıca, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürmemek kaydıyla, tutuklunun tutuklamayı bir yakınına veya belirlediği bir kişiye bizzat bildirmesine de izin verilir.”
[81] C.M.U.K. Madde 112-(Değişik:21/5/1985-3206/21 md.) (Tutukluluğun devam edip etmeyeceğinin incelenmesi) “Hazırlık tahkikatı sırasında sanığın tutukevinde bulunduğu müddetçe ve en geç otuzar günlük süreler içerisinde tutukluluk halinin devamının gerekip gerekmeyeceği Cumhuriyet savcısının talebi üzerine sulh hakimi tarafından incelenir.
Tutukluluk halinin incelenmesi yukarda ki fıkrada öngörülen süre içinde sanık tarafından da istenebilir.
Mahkeme, tutukevinde bulunan sanığın duruşmasında, tutukluluk halinin devamının gerekip gerekmeyeceğini her celse veya şartların gerçekleştiğinde celse arasında re'sen kararlaştırılır.”
[82] C.M.U.K. Madde 151 – (Suçların ihbarı) “Suçlara dair ihbarlar, şifahi veya yazılı olarak Cumhuriyet Savcılığına , zabıta makam ve memurlarına ve sulh hakimlerine yapılabilir.
Bu ihbarlar kanuni mercilere tevdi edilmek üzere vali, kaymakam ve nahiye müdürlerine de yapılabilir.
Şifahi ihbarlar üzerine zabıt varakası tutulur.
(Değişik: 21/5/1985 - 3206/32 md.) Takibi şikayete bağlı olan suçlarda bu şikayet yazı ile veya tutanağa geçirilecek beyan ile mahkemeye, Cumhuriyet savcılığına ve yukarıda gösterilen makamlara da yapılabilir.”
[83] C.M.U.K.Madde 154/3 “ Kanun tarafından kendilerine verilen veya kanun dairesinde kendilerinden istenen adliyeye müteallik vazife veya işlerde suiistimal veyahut ihmal ve terahileri görülen Devlet memurlarile Cumhuriyet Müddeiumumiliğinin şifahi veya yazılı taleb ve emirlerini yapmakta suiistimal veya terahileri görülen zabıta
amir ve memurları
P.V.S.K. Ek Madde 9 - (Ek: 16/6/1985-3233/7 md.)Bu Kanun ve diğer kanun hükümlerine göre gerekli hallerde;
A) Önleyici, caydırıcı, düzenleyici ve koruyucu kolluk hizmetlerine dair görevlerin ifası sırasında silah kullanmak zorunda kalan polis hakkında, cezai sorumluluğun tespiti bakımından Memurin Muhakematı Hakkında Kanuna göre işlem yapılır.
B) Adliyeye ilişkin vazife ve işlerle ilgili bir hizmeti yerine getirirken silah kullanmak zorunda kalan polis hakkında, hazırlık soruşturması bizzat Cumhuriyet savcıları veya yardımcıları tarafından yapılır.
Ayrıca Bkz.EMTK.Madde 12/Son
[84] İnsan Hakları Kurulları Yönetmeliği Madde 7- “Masa illerde valilik binasında, ilçelerde de kaymakamlık binasında vatandaşın kolayca ulaşabileceği bir müracaat bürosu şeklinde düzenlenir. İllerde ve ilçelerde valinin veya kaymakamın görevlendirdiği kamu görevlilerinden bir üye masanın başkanlığını yapar. Masaya gelen tüm başvurular mümkün olan en kısa zamanda ilgili kurul üyesine iletilerek sonuçlandırılır ve masanın çalışmaları aylık periyotlar halinde kurula getirilir.”