Makaleler
Kategori ve alt kategoriler. İlgili kategoriden görmek istediğiniz makaleyi seçin.
| Kategori | Makaleler | Son Yayınlanan Makaleler |
|
|
37 | |
|
|
8 | |
|
|
7 | |
|
|
25 | |
|
|
3 | |
|
|
3 | |
|
|
4 | |
|
|
17 | |
|
|
5 | |
|
|
3 | |
|
|
6 | |
|
|
4 | |
|
|
18 | |
|
|
4 | |
|
|
3 | |
|
|
17 | |
|
|
5 | |
|
|
9 | |
|
|
2 | |
|
|
1 | |
|
|
7 | |
|
|
8 | |
|
|
1 | |
|
|
0 | |
|
|
3 | |
|
|
2 | |
|
|
1 | |
|
|
0 | |
|
|
0 | |
|
|
9 |
Son yayınlanan makaleler listesi.
Yayınlayan Prizmalaw 2011/5/28 (507 okuma)
Prizma Hukuk & Danışmanlık'ın hukuki metinlerinden. Prizma Hukuk Danışmanlık
Yayınlayan A_f_b_349 2011/2/22 (312 okuma)
Yayınlayan Medikolega 2010/10/5 (254 okuma)
Cek-Senetlerde Tahrifat İddialarina Hukuki Yaklasimda Bilirkisiligin Yeri
CEKLERDE YAPILAN TAHRIFATLAR
Cekler uzerinde bir cok yol ve yontem kullanilarak tahrifat yapilmaktadir. Tahrifatlarda; tutarin degistirilmesi, tarihin degistirilmesi, alacakli isiminin degistirilmesi gibi durumlarla karsilasilmaktadir. Ayrica uzerindeki kayitlarin silinerek tumden sahte hale getirilmis ceklere de sik rastlanmaktadir.
CEKLERDE YAPILAN TAHRIFATLAR
Cekler uzerinde bir cok yol ve yontem kullanilarak tahrifat yapilmaktadir. Tahrifatlarda; tutarin degistirilmesi, tarihin degistirilmesi, alacakli isiminin degistirilmesi gibi durumlarla karsilasilmaktadir. Ayrica uzerindeki kayitlarin silinerek tumden sahte hale getirilmis ceklere de sik rastlanmaktadir.
Yayınlayan Site Editörü [hukukcu] 2010/9/17 (3934 okuma)
Yayınlayan Avsinem 2010/8/17 (2681 okuma)
Soy bağının kurulma yollarından biriside evlat edinmedir. Bu soy bağı ilişkisi kan bağı ile kurulmadığından bu şekilde doğan soy bağına ‘yapay soy bağı’ denilmektedir.
Evlat edinme kurumu yeni bir kurum olup eski hukukumuzda evlat edinme kurumu var olabilmiş değildir.
Evlat edinme kurumu yeni bir kurum olup eski hukukumuzda evlat edinme kurumu var olabilmiş değildir.
Yayınlayan Kayıtsız 2010/8/12 (3240 okuma)
Genel olarak doktrinde, istihdam güvencesi, çalışma hakkının korunması ve işçinin feshe karşı korunması anlamında da kullanılan iş güvencesi kavramı, temelinde geçimlerini emekleri ile sağlayan bağımlı çalışanların, haksız nedenle işverence iş sözleşmesine son verilmesi halinde, işverenin fesih işlemini sınırlayan ya da engelleyen böylelikle iş sözleşmesinin işçi açısından zayıflığını gideren ve koruyucu yönü ağır basan normatif düzenlemeleri kapsamaktadır.
Yayınlayan Kayıtsız 2010/8/12 (2889 okuma)
Kanunda toplu işçi çıkarma için, ilgili birimlere bildirim yapılması ve belirli bir prosedürün işletilmesi öngörülmüştür. Kanunda öngörülen toplu fesih prosedürüne aykırılık durumunda,ortaya ne tür hukuki sorunların çıkabileceği ve bunlara ilişkin çözüm yolunun neler olabileceği hususu önem taşımaktadır. Bu nedenle konunun ayrıntılı bir şekilde ele alınmasında yarar vardır.
Yayınlayan Fehmi Ünsal Özmestik [uns] 2009/10/19 (5199 okuma)
Yayınlayan Onder71 2009/10/3 (4828 okuma)
Polis olmanın yanında, polis olarak görevine devam edebilme şartı olarak kilo, beden kitle indeksinin hesabında kullanılan önemli bir değişkendir.
Ayrıca "göbekli polis" ibaresi ile "beden kitle indeksi yani boy ile kilo uyumu mevzuatın öngördüğü ölçülerde olmayan polis" kavramlarının bir birinden farklı olduğunun altını çizmek istiyorum. Yani, mevzuata göre; beden kitle indeksinin uyumlu olması yeterli olup, göbek bulunmayacak şeklinde herhan gibi şartın olmadığını, zira beden indeksi sınırları içinde olup göbekli bulunmanın hukuken mümkün olduğunu belirtmek isterim.
Ayrıca "göbekli polis" ibaresi ile "beden kitle indeksi yani boy ile kilo uyumu mevzuatın öngördüğü ölçülerde olmayan polis" kavramlarının bir birinden farklı olduğunun altını çizmek istiyorum. Yani, mevzuata göre; beden kitle indeksinin uyumlu olması yeterli olup, göbek bulunmayacak şeklinde herhan gibi şartın olmadığını, zira beden indeksi sınırları içinde olup göbekli bulunmanın hukuken mümkün olduğunu belirtmek isterim.
Yayınlayan Fehmi Ünsal Özmestik [uns] 2009/10/3 (4821 okuma)
Fakülte bitti ve staj başladı. Türk hukuk sisteminin stajyer avukata tanıdığı yetkilerle meslek ve hayata dair en önemli adımları atmaya başladık.
Yayınlayan Yaşar GÜÇLÜ [yguclu] 2009/8/5 (8676 okuma)
Son yapılan düzenlemelerle bir çok resmi işlemlerin ikmalinde vatandaşlardan nüfus cüzdanı sureti, ikametgah ilmühaberi, sabıka kayıt belgesi, sağlık raporu gibi belgelerin istenilmesine son verilerek beyan esaslı bir sisteme geçilmiştir. Bu sayede zaman, emek ve parasal yönden büyük bir tasarruf sağlanacak ve vatandaş belge temin etmek için çektiği çilelerden kurtulacaktır. Ancak resmi belge tanziminde yalan beyanda bulunmak sahtecilik suçları kapsamında olduğundan tahmin edilemeyen ağır sonuçları bulunmaktadır. Makale bu ağır sonuçların hatırlatılarak vatandaşın ağır mağduriyete maruz kalmaması amacıyla hazırlanmıştır.
Yayınlayan Fehmi Ünsal Özmestik [uns] 2009/7/10 (3353 okuma)
Türk Ceza Muhakemesi Kanunu ceza hukukunun yürüyüş şemasının ne şekilde olacağını açıkça belirtmiş olmasına rağmen uygulamada hala bazı maddelerin hâkim ve savcılar tarafından görmezden gelinmesi kabul edilemeyecek bir durumdur. Bu görmezden gelinen olgulardan biri de hâkimin eşinin aynı davanın savcısı olması dolayısı ile hâkimin tarafsızlığından şüphe duyulup duyulmayacağı sorunudur.
Yayınlayan ahmet sacit müderrisoğlu [asacit] 2009/6/13 (4512 okuma)
Anayasanın değiştirilemez hükümlerinin karşıt gruplar tarafından anayasal yorum kurallarından uzak ve objektifliği tartışılabilir argümanların öne sürülerek yorumlanması meselenin hukuki olmaktan ziyade siyasi bir nitelik kazandığının sarih göstergesidir. Adalet gibi üstün bir erdemi hedef alan hukuk sisteminin kendi içinde barındırdığı kuralların yorumlanışındaki faklılıktan dolayı insan zihninde adalet ve nesafet ilkeleri sorgulanmış, sonuçta en büyük zararı hukuk ve hukukçular görmüştür.
Yayınlayan Onder71 2009/5/22 (5591 okuma)
Yazımızın konusu; idare mahkemelerinin (İdare Mahkemesi-Bölge İdare Mahkemesi-Danıştay) kararlarının şeklen yerine getirip, daha sonra işlevsiz hale getirilmesine ilişkin uygulamalar ve cezai karşılıklarıdır.
Yargı kararını şeklen uygular görünüp, esas olarak karara uygun işlem yapmamak hakkın ve yetkinin kötüye kullanılmasıdır. “Hiçbir hukuk düzeni yetkinin ve hakkın kötüye kullanılmasını korumaz ve hukuk kurallarının uygulama dışı bırakılmasına izin vermez, veremez.”
İdare Mahkemelerinin kararlarına, üstten bakarak onları; etkisiz ve hükümsüz, dolayısı ile nafile ve boş çabalar haline getirmeye çalışan davranış moddeleri aşağıda örnekler şeklinde sıralanmıştır. Bu üstten bakan gözlerin bakışları, Anayasamızın 138.maddesi, TCK nın 257.maddesi, Borçlar Kanunun 41 ve 49.maddesi, 657 sayılı yasanın ilgili disiplin hükümleri ile, mahçup ve kaçamak bakışlara dönüşmeye gebe ve mahkumdur.
Yargı kararını şeklen uygular görünüp, esas olarak karara uygun işlem yapmamak hakkın ve yetkinin kötüye kullanılmasıdır. “Hiçbir hukuk düzeni yetkinin ve hakkın kötüye kullanılmasını korumaz ve hukuk kurallarının uygulama dışı bırakılmasına izin vermez, veremez.”
İdare Mahkemelerinin kararlarına, üstten bakarak onları; etkisiz ve hükümsüz, dolayısı ile nafile ve boş çabalar haline getirmeye çalışan davranış moddeleri aşağıda örnekler şeklinde sıralanmıştır. Bu üstten bakan gözlerin bakışları, Anayasamızın 138.maddesi, TCK nın 257.maddesi, Borçlar Kanunun 41 ve 49.maddesi, 657 sayılı yasanın ilgili disiplin hükümleri ile, mahçup ve kaçamak bakışlara dönüşmeye gebe ve mahkumdur.
Yayınlayan Abdullah SAVAŞ [abdullahsa] 2009/5/21 (4966 okuma)
Ülkemizde yerel yönetimler “anayasal” kuruluşlardır. Mevcut anayasamızın 127. maddesi yerel yönetimler sistemimizin hukuki temeli durumundadır. Bu hukuki temele dayalı olarak mevzuatta yerel yönetimlerle ilgili ve ilintili çok fazla düzenleme bulunmaktadır.
Turan PİR ve Hasan PİR; belediye çalışanlarını bir mevzuat rehberi sunmak amacıyla 1 Nisan 2008 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kanun, kanun hükmünde kararname, tüzük ve yönetmelikleri taramışlar ve “Belediyelerle İlgili ve İlintili Mevzuat Rehberi” isimli kitaplarını oluşturmuşlardır. Kitaplarında belediyelerle ilgili ve ilintili 505 mevzuata yer verilmiştir.
Bu çalışmamızda, amacımız tüm mevzuatı anlatmak değildir. Bu bölümde, yerel yönetimler mevzuatını çok geniş yere sahip olduğuna dikkat çektikten sonra çalışmamızda; belediyeler ve büyükşehir belediyeleri ile ilgili özellikle mali sistemlerine ilişkin bilgiler sunmaya çalışmaktır.
Turan PİR ve Hasan PİR; belediye çalışanlarını bir mevzuat rehberi sunmak amacıyla 1 Nisan 2008 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kanun, kanun hükmünde kararname, tüzük ve yönetmelikleri taramışlar ve “Belediyelerle İlgili ve İlintili Mevzuat Rehberi” isimli kitaplarını oluşturmuşlardır. Kitaplarında belediyelerle ilgili ve ilintili 505 mevzuata yer verilmiştir.
Bu çalışmamızda, amacımız tüm mevzuatı anlatmak değildir. Bu bölümde, yerel yönetimler mevzuatını çok geniş yere sahip olduğuna dikkat çektikten sonra çalışmamızda; belediyeler ve büyükşehir belediyeleri ile ilgili özellikle mali sistemlerine ilişkin bilgiler sunmaya çalışmaktır.
Yayınlayan Onder71 2009/4/24 (7014 okuma)
Makalenin;
a-"Uyarma ve kınama” cezalarına karşı iptal değil de, tam yargı yani tazminat davasının açılıp açılmayacağı,
b-İç hukukta etkili başvuru yolu kapalı olan bu cezalara (uyarma ve kınama) karşı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine dava açıp kazanıp, bunun 2577 sayılı İdari Yargılama Usul Kanununun 53/1-ı.maddesinde yer alan “Hükmün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması” halinde yargılamanın yenilenmesine ilişkin hüküm çerçevesinde, İnsan Hakları Mahkemesinin lehe kararı, olağan üstü temyiz başvurusu anlamına gelen yargılamanın yenilenmesi sebebi sayılmak suretiyle istenilen sonuca, yani iptal davası yolu ile de, amaca ulaşmanın mümkün olup olmadığı,
c-Yargı yolu kapalı olan bu cezalara karşı, iptal davası değil, tam yargı davası (tazminat davası) açma imkanının, İç hukukta ve AİHM’si nezdinde bulunup bulunmadığ, hususularında farkındalık oluşturmak şeklinde makalenin kısa bir özeti yapılabilir..
Yayınlayan Site Editörü [hukukcu] 2009/3/27 (5217 okuma)
Internet aracılığıyla yapılan e-ticaret, çağımızın vazgeçilmezlerinden olmasıyla birlikte vergilendirme alanında bir çok sorunun ortaya çıkmasına yol açmıştır. Vergi düzenlemeleri, bilgi teknolojilerindeki gelişmeler karşısında aciz kalmıştır. Elektronik ticaret, coğrafi sınırları kaldırması nedeniyle, vergiden kaçınma ve vergi kaçırma imkanlarını arttırmıştır.
Yayınlayan Site Editörü [hukukcu] 2009/3/27 (6741 okuma)
Bir kredi kartı şifresinin phishing eylemi ile elde edildiği söz konusu ediliyorsa bunun nasıl, nerede ve ne şekilde yapıldığı belirlenebildiği takdirde dolandırıcılıktan ceza verilebilir ama phishing’in olmadığı durumlarda sanığa dolandırıcılık suçundan ceza verilmesi mümkün değildir. Çünkü örneğin kredi kart numaraları internette para karşılığı temin edilebilmektedir.
Yayınlayan Site Editörü [hukukcu] 2009/3/27 (3621 okuma)
Çalışma özellikle internet medyasının içeriğinin yeni belirleyicisi olan sosyal ağlar ve diğer web 2.0 uygulamalarından olan Facebook, Youtube, Skype gibi uygulamaların içeriklerinin ötesinde amaçları olup olamayacağı ya da kullanıcıların bunları amaçları dışı kullanma ihtimalleri tartışılmıştır. Kişilerin sağduyulu kullanım yönünde eğitilmeleriyle, kanun koyucu ve uygulayıcılarının da bilinçlendirilmesiyle, sözkonusu uygulamaların hayatımızı olumlu yönde geliştirmek için en etkili ve sorunsuz şekilde kullanılabilecekleri sonucuna varılmıştır.
Yayınlayan Abcalik 2009/3/11 (2554 okuma)
Yayınlayan Abcalik 2009/3/11 (3218 okuma)
İdari para cezalarının adli yargının mı yoksa idari yargının mı görev alanına gireceği yolundaki tartışma aslında idari para cezalarının “idari işlem” mi yoksa “ceza” mı olduğu yönündeki temel sorunsala dayanmakta olup, özellikle bu yaptırımlara karşı başvurulacak kanun yolları konusunda kendini göstermektedir.
Yayınlayan ErdalNoyan 2009/3/1 (4105 okuma)
551 sayılı KHK hükümlerinin, 6762 sayılı TTK’nun haksız rekabet hükümlerini kendi kapsamındaki haklarla ilgili olarak yürürlükten kaldırdığına dair görüşün haklılığı kabul edilemez.
Yayınlayan ErdalNoyan 2009/3/1 (2009 okuma)
Anayasa Mahkemesi, 551 sayılı KHK’nin 5194 sayılı Yasa’nın 2. maddesiyle değiştirilen 73/A maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin iptalinin de istendiği davada bu iptal talebinin reddine karar vermiştir. Dolayısıyla 551 sayılı KHK’nin 73/A maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi yürürlüktedir.
Yayınlayan Kayıtsız 2009/2/21 (4447 okuma)
Yayınlayan Kayıtsız 2009/2/21 (3676 okuma)
Yayınlayan Abdullah SAVAŞ [abdullahsa] 2009/2/3 (3503 okuma)
Konuya ilişkin ilk araştırmalar 1940'lı yılların başlarına rastlar. Ancak asıl bilimsel ilgiyi Gutmann'ın 1977'de yayınlanan makalesi ile çekmeye başlamıştır. Kayıt dışı ekonomiye ilişkin ilk uluslar arası konferans 1983'te Almanya’nın Bielefeld eyaletinde yapılmıştır. Tanımsal sorunlar hakkında genel ilkelere varmak, konferansın temel amaçlarından biri olmasına rağmen katılımcılar bir konsensüse varamamışlar ve çok farklı tanımlamalar kullanılmıştır.
Konu ile ilgili literatüre bakıldığında bizim “vergi dışı piyasa ekonomisi” olarak adlandırdığımız konunun çok farklı şekillerde adlandırıldığını görmekteyiz. Yer altı ekonomisi, gizli ekonomi, vergilendirilemeyen ekonomi, gayri-resmi ekonomi, görünmeyen ekonomi, enformel ekonomi, ikinci ekonomi v.b.
“Vergi dışı piyasa ekonomisi” kavramı, hem kayıtlı ve hem de kayıt dışı ekonomide vergi dışı kalan ekonomik faaliyetleri ve bu faaliyetler dolayısıyla devletin uğramış olduğu vergi kaybını ifade etmektedir.
Vergiden kaçınmak mükellefin vergi yükünü yasal yollarla düşürmesiyken, vergi kaçakçılığı, mükellefin vergi yükünü yasa dışı yollarla azaltmasıdır.
Friedrich Schneider (2002), gelişmekte olan ekonomiler, geçiş ekonomileri ve OECD ülkelerinden oluşan 110 ülkede kayıt dışı ekonominin tahmini büyüklüğünü belirlemiştir. 2000 yılındaki kayıtlı ekonominin ortalama büyüklüğünün yüzdesi olarak kayıt dışı ekonominin ortalama büyüklüğü, gelişmekte olan ülkelerde %41, geçiş ekonomilerinde %38 ve OECD ülkelerinde %18 olarak belirlenmiştir. Türkiye %32,1 ile OECD ortalamasının oldukça üzerindedir.
Maliye Bakanlığı, Gelir İdaresi Başkanlığı, 2008-2010 yıllarını kapsayan “Kayıt dışı Ekonomi ile Mücadele Stratejisi Eylem Planı”nda Hukuk Uzmanları Kurulu tarafından 1998–2004 yılları arasında yapılan hesaplamalara yer verilmiştir. Buna göre, 1998 yılında toplam vergi kaybının 3.423 trilyon TL, 2004 yılında ise 22.524 trilyon TL’dir.
Son yıllarda ülkemizde “Vergi Dışı Piyasa Ekonomisi”ni azaltmaya yönelik çalışmalar hız kazanmıştır. Ancak istenen sonucun alınabilmesi için; mücadeleni bir devlet politikası olarak belirlenmesi, vergi bilincinin yerleştirilmesi, “ideal vergileme ilkeleri” göz önüne alınarak vergi sistemi yeniden düzenleme, denetim kapasitesinin güçlendirilmesi ve yaptırımların caydırıcılığının artırılması gibi orta ve uzun vadeli önlemler alınmalıdır.
Konu ile ilgili literatüre bakıldığında bizim “vergi dışı piyasa ekonomisi” olarak adlandırdığımız konunun çok farklı şekillerde adlandırıldığını görmekteyiz. Yer altı ekonomisi, gizli ekonomi, vergilendirilemeyen ekonomi, gayri-resmi ekonomi, görünmeyen ekonomi, enformel ekonomi, ikinci ekonomi v.b.
“Vergi dışı piyasa ekonomisi” kavramı, hem kayıtlı ve hem de kayıt dışı ekonomide vergi dışı kalan ekonomik faaliyetleri ve bu faaliyetler dolayısıyla devletin uğramış olduğu vergi kaybını ifade etmektedir.
Vergiden kaçınmak mükellefin vergi yükünü yasal yollarla düşürmesiyken, vergi kaçakçılığı, mükellefin vergi yükünü yasa dışı yollarla azaltmasıdır.
Friedrich Schneider (2002), gelişmekte olan ekonomiler, geçiş ekonomileri ve OECD ülkelerinden oluşan 110 ülkede kayıt dışı ekonominin tahmini büyüklüğünü belirlemiştir. 2000 yılındaki kayıtlı ekonominin ortalama büyüklüğünün yüzdesi olarak kayıt dışı ekonominin ortalama büyüklüğü, gelişmekte olan ülkelerde %41, geçiş ekonomilerinde %38 ve OECD ülkelerinde %18 olarak belirlenmiştir. Türkiye %32,1 ile OECD ortalamasının oldukça üzerindedir.
Maliye Bakanlığı, Gelir İdaresi Başkanlığı, 2008-2010 yıllarını kapsayan “Kayıt dışı Ekonomi ile Mücadele Stratejisi Eylem Planı”nda Hukuk Uzmanları Kurulu tarafından 1998–2004 yılları arasında yapılan hesaplamalara yer verilmiştir. Buna göre, 1998 yılında toplam vergi kaybının 3.423 trilyon TL, 2004 yılında ise 22.524 trilyon TL’dir.
Son yıllarda ülkemizde “Vergi Dışı Piyasa Ekonomisi”ni azaltmaya yönelik çalışmalar hız kazanmıştır. Ancak istenen sonucun alınabilmesi için; mücadeleni bir devlet politikası olarak belirlenmesi, vergi bilincinin yerleştirilmesi, “ideal vergileme ilkeleri” göz önüne alınarak vergi sistemi yeniden düzenleme, denetim kapasitesinin güçlendirilmesi ve yaptırımların caydırıcılığının artırılması gibi orta ve uzun vadeli önlemler alınmalıdır.
Yayınlayan Onder71 2009/1/5 (3020 okuma)
Çeşitli basın yayın organlarında memurlara yeni haklar getirileceği ile ilgili haberler yayınlanmış ve bu haberlerde; Kamu İşveren Kurulu ile Türkiye Kamu-Sen ve Memur-Sen arasında yürütülen toplu görüşmeler sonunda taraflar arasında mutabakata varılan konulara ilişkin çalışmalara başlandığı ifade edilerek ''657 sayılı Devlet Memurları Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı Taslağı'' ile ''Genelge Taslağı'' hazırlandığı ifade edilmiştir.
Yayınlayan Onder71 2008/12/26 (6768 okuma)
Erkek memurlar 25, kadın memurlar 20 hizmet yılını tamamlamalarına müteakip görevlerinden ayrılarak, emeklilik yaşları sınırlarının dolmasını evlerinde beklemeleri mümkün bulunmaktadır. Emeklilik için hizmet yılının tamamlanmasının yanında, yaş sınırının da doldurulmasına müteakip, bu kapsamda olan memurlara emekli aylıkları ve ikramiyelerini alacaklardır.
Bu bekleme süresi içinde ilgili memurların emekli statüsü içinde bulunup bulunmayacakları, maaş ve ikramiye haricinde diğer sağlık sosyal haklarının devam edip etmeyeceği konusunda tereddütler yaşanmakta ve mağduriyetler doğmaktadır.Makalede bu hususlara, yargı kararları ışığında cevap bulmaya çalıştık.
Yayınlayan Davut GÜRSES [dvtgrss] 2008/12/16 (3760 okuma)
Kredi sözlük anlamı itibariyle “saygınlık ve güven” anlamında kullanılmakta olup, genel anlamda herhangi bir kimseye ödünç para vermek veya nakit olarak alınacak bir mal veya verilecek bir hizmetin yerine getirilmesine kefalet etmek, garanti vermek, bedelini daha sonra almak kaydıyla bir mal ve/veya hizmeti vermek olarak tanımlanmaktadır.
Yayınlayan Abdullah SAVAŞ [abdullahsa] 2008/12/12 (2420 okuma)
Haller'in maliye politikası bakımından önemli saydığı ve «bu konuda bilgisi olan hemen hiç kimse» tarafından reddedilemeyeceğini ifade ettiği dört amaç şunlardır: mali amaç, özgürlük amacı, refah amacı ve adalet amacı.
Yayınlayan Onder71 2008/12/6 (1795 okuma)
Sivil veya resmi üniformalı da olsa, polis ve jandarma görevlilerinin kimlik gösterme yükümlülüğü vardır.
Yayınlayan Kayıtsız 2008/12/5 (462 okuma)
Teknolojinin gelişmesi, internetin getirdiği hizmet ve yenilikler karşısında hemen bütün sistemlerin elektronik ortama taşındığı ve birçok sorunun sanal ortamlarda meydana geldiği artık bir gerçektir. 1989 yılından sonra internetin kullanım alanı ve kullanıcı sayısının her geçen gün büyüyerek artması bu yöntemin ortaya çıkmasına neden olmuştur. ODR (Online Dispute Resolution), eADR veya siber-ADR yöntemleri, uyuşmazlığın alternatif yollarla, elektronik ortamda ve özellikle e-mail aracılığıyla iletişim kurularak çözümünü ifade eder.
Yayınlayan Yaşar GÜÇLÜ [yguclu] 2008/11/27 (5391 okuma)
Memurlar Türk Ticaret Kanununa göre (Tacir) veya (Esnaf) sayılmalarını gerektirecek bir faaliyette bulunamaz, ticaret ve sanayi müesseselerinde görev alamaz, ticari mümessil veya ticari vekil veya kolektif şirketlerde ortak veya komandit şirkette komandite ortak olamazlar.
Yayınlayan Onder71 2008/11/17 (6116 okuma)
Yazıda detayı açıklanacağı üzere, telefon dinleme kayıtları tek başlarına kesin delil niteliğinde olmadıkları, suçun telefonda ikrar edilmesi halinin dahi Kayseri 2.Ağır Ceza Mahkemesinin kesinleşen kararında da belirtildiği üzere “mahkeme dışı ikrar” niteliğinde bulunduğu, “ikrarında mahkeme huzurunda dahi yapılmış olmasının” Yargıtay Ceza Genel Kuruluna göre mahkumiyet için tek başına yeterli olmadığı dikkate alındığında, sadece telefon dinleme kaydına dayanılarak ceza verilemeyeceği sonucuna ulaşılmaktadır.
Yayınlayan Onder71 2008/11/9 (3917 okuma)
2918 sayılı yasada “alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş kişi” kriterinin yönetmelikte yok sayılmış olmasının hukuken mümkün olmadığı sonucuna yüksek yargı organlarınca varılmış ve mahkeme kararlarında gerekçe olarak kullanılmasının, konunun tekrar gözden geçirilmesini gerektirecek seviyede önemli olduğu sonucunu doğurmaktadır.
Yayınlayan Onder71 2008/11/3 (5878 okuma)
Bu tedbir niteliğinde ki yetkinin yasa ile düzenlenmesinde ki temel amaç; sorunlu kamu görevlilerinin görevleri başlarında kalmaları halinde, çalıştıkları kurum veya bu kurumun hizmetlerinden faydalanan vatandaşların bir zarar vermelerine engel olmak, açılan soruşturmaların sağlıklı yürütülmesi ve delillerin karartılmasının önüne geçilmesi için kamu görevlisinin görevi ile fiilen ilişkisinin kesilmesinin sağlanmasıdır.
Yayınlayan Yaşar GÜÇLÜ [yguclu] 2008/10/26 (1847 okuma)
Kamuda görev yapan hukukçuların esas sorumlulukları, işlevi ve önemi; görev yaptıkları kurum ve kuruluşların işlem ve eylemlerinde hukuka uygunluğun sağlanmasıdır. Hukuk Müşavirlikleri bu çerçevede gerek kamu kuruluşlarınca hazırlanan yasa taslakları, gerekse yürütmenin düzenleyici işlemlerinin (tüzükler, yönetmelikler) hazırlanmasında, ayrıca idarenin birel işlemlerinin hukuka uygun olarak tesis edilmesinde çok önemli bir işleve sahiptirler.
Yayınlayan Yaşar GÜÇLÜ [yguclu] 2008/10/24 (1386 okuma)
Hukuk devleti, hukukun üstünlüğü gibi kavramlar günümüzde en çok kullanılan ve belki de en çok aşındırılan kavramlar arasında yer almaktadır. Her düzeyde herkes tarafından tekrarlana tekrarlana bu kavramlar ifadelerindeki üstünlüğü ve ağırlığı dahi kaybetmeye başlamışlardır.
Yayınlayan Yaşar GÜÇLÜ [yguclu] 2008/10/24 (2241 okuma)
1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 13/03/2005 tarih ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu ile yeni bir idari yaptırım olarak mülkiyetin kamuya geçirilmesi hukuk sistemimize dâhil edilmiştir.
Yayınlayan HarunMert 2008/10/23 (1193 okuma)
CEPEJ'in amacı, yargı alanları içinde bulunan herkesin yasal haklarını etkin bir şekilde kullanmasının sağlanmasını ve böylece vatandaşların adlî sisteme olan güveninin artmasını öngören bir bakış açısıyla, Avrupa Konseyi (AK) üyesi ülkelerin adlî sistemlerinin etkinliğini ve fonksiyonlarını geliştirmek ve bu konularla ilgili olarak AK tarafından kabul edilen uluslararası hukuki belgelerin daha iyi şekilde uygulanmasını mümkün hale getirmektir.
Yayınlayan Onder71 2008/10/23 (4850 okuma)
Danıştay kararlarında, dinlenme ve izin haklarının önemine ve yeterince dinlenmeden çalışmanın ve çalıştırılmasının hukuka aykırılığına ve verimsizliğine dikkat çekilmiştir.
Yayınlayan Onder71 2008/10/23 (7197 okuma)
Bundan böyle, yetki kullanan idareci, kullandığı yetki nedeni ile doğan zararı cebinden ödeyecek ve bu mali sorumluluğu nedeni sıkı takibe ve davaya konu olabilecektir. Burada artık idare resen hareket etme kabiliyetinde değil, mahkeme kararı ile vatandaş tarafından zorlanma durumuna gelmiş bulunmaktadır.
Yayınlayan Kayıtsız 2008/10/20 (7585 okuma)
Yayınlayan Av. Salih TUYGUN [salih_t] 2008/10/9 (2314 okuma)
Yayınlayan Av. Salih TUYGUN [salih_t] 2008/10/9 (1291 okuma)
Yayınlayan Onder71 2008/9/5 (2398 okuma)
Belirtilen pozitif düzenlemeler karşısında, iletişimin dinlenmesi ve tespiti yöntemi ile elde edilen kayıtların, disiplin soruşturmalarında delil olarak kullanılmasının özel olarak yasaklanmamış olmasını bir gerekçe kabul edilip, bu delillerin disiplin soruşturmasında kullanılması, öncellikle yorum ve mantık kurallarına, daha sonra da başta 10.11.2005 tarihli Yönetmeliğin 4/3.maddesi ile 27/1.maddesinde açıkça belirtilen istisnasız yasaklara aykırı olacağı değerlendirilmektedir.
Yayınlayan Ozgureralp 2008/8/30 (2835 okuma)
Seçim propaganda çalışmalarının hızlandığı bugünlerde bilişim araçlarının kullanımının yaygınlaşıyor olması siyasi parti yöneticilerinin ve adaylarının da dikkatinden kaçmadı. Uzun bir süredir elektronik postalar, elektronik posta grupları (yahoogroups, googlegroups…) ve internet siteleri üzerinden yapılan siyasi propagandalar günümüzde yerini cep telefonlarından atılan smslere, mmslere, youtube.com, secimvideo.com ve benzeri görüntü paylaşım sitelerine ve msn messenger gibi sohbet programlarındaki reklam alanlarına bıraktı. Öyle ki youtube.com’da genel seçimlere yönelik olarak onbine yakın görüntü oluşmuş durumda. Bu sayıya bağımsız milletvekili adaylarının ve siyasi partiler aleyhine geliştirilen kişisel görüş ve eleştirilere ilişkin görüntüler de dahil değil.
Yayınlayan Onder71 2008/8/4 (2220 okuma)
2559 sayılı yasanın 9.maddesinin 3/ç.maddesinde "Aramanın yapılacağı zaman ve geçerli olacağı süre"nin talep yazısında belirtileceği ve aynı maddenin son fıkrasında da "Önleme aramasının sonucu, arama kararı veya emri veren merci veya makama bir tutanakla bildirilir." hükmü yer almaktadır. Yasanın 9.maddesinin 4.fıkrasının "e" bendinde de seyreden taşıtlarında ve toplu taşıma araçlarında önleme araması yapılabileceği ifade edilmiştir. Özetle belirli sebebe bağlı olarak verilecek olan önleme arama kararlarında ve taleplerinde, önleme aramasının sebebine bağlı ve sınırlı olarak uygulanacağı ve uygulandıktan sonra kararı veren makama bir tutanak ile sonuçların bildirileceği açık ve amir bir hüküm olarak düzenlenmiştir.










